Archive for ‘Activism’

August 31, 2020

Makbul Ermenilik Halleri

by Azad Alik

vruyr-martirosyan-ezjnmh6y848-unsplash-1600x900-1

Editörlerin Notu: Ağustos ayının 2. haftasında Twitter’da başlayan ve platform sahibi Ermeniler tarafından kamuoyuna, asıl ekseni ‘Müslümanlaştırılmış Ermeniler’in cemaatten dışlanmasıymış’ gibi yansıtılan tartışmaya bu haftadan itibaren Azad Alik sayfalarında devam edeceğiz. Bu vesileyle, her görüşten Türkiyeli Ermeni kadınların yakın tarihe ilişkin karmaşık güç ilişkilerinin bu bağlamdaki bir yansıması olarak gölgede bıraktırılmış seslerine ses vermek için, Salpi Özgür’ün daha önce Daktilo1984 ve Hyetert sayfalarında yayımlanmış yazısını dikkatinize sunuyoruz.

Salpi Özgür

Geçtiğimiz Pazar günü, sosyal medyada şu an halen devam eden bir “Makbul Ermenilik” tartışmasının içinde buldum kendimi. Tartışma zamanla genişledi ve ilgisi olmayan noktalara çekildi. Bunun ardından, Rober Koptaş bu tartışmalara dair Gazete Duvar’da Paslı büyük bir ot makası başlıklı yazıyı yayınladı.

Aslına bakarsanız “kendimi tartışmanın içinde buldum” ifadesi çok da doğru değil. Sosyal medyada son zamanlarda popüler hale gelen azınlık kimliklerini kullanmak ve bundan çıkar sağlamak gibi pratiklerin, ben ve benim gibi bazı azınlık cemaati mensuplarında yarattığı rahatsızlığı ifade etmeye çalışmakla tartışmayı başlatan aslında benim. Bu tür pratiklerin bir örneği olarak geçtiğimiz aylarda yıllardır sosyal medyada Rum kimliği ile kendini tanıtan bir kullanıcının aslında bu tür bir etnik köken ile alakası olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu kullanıcı, sahte etnik kimliği ve üzerine eklediği başka yalan yanlış bilgiler ile kendini tanıtmakla kalmıyor, insanlarla ilişkiye geçiyor ve hatta kazanç sağlıyordu. Tuhaf olansa bu kişinin gerçek kimliği ifşa edilene dek, pek çok popüler ismin onunla takipleşiyor ve sanal dostluklarını sürdürüyor olmasıydı. İfşası çıktığında eminim onlar da çok şaşırmışlardır.

Benim dikkatimi ise bir süredir Twitter’da Ermeni kimliği ile paylaşımlarda ve sorgulamalarda bulunan feminist gazeteci Sibel Yükler çekmişti… Rahatsız olduğu bir konuda Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben bir Ermeni olarak soruyorum” diye başlayan bir eleştirisine denk gelmiştim. Biraz araştırınca Sibel Yükler’in kendi Ermeni kökenlerini anlattığı bir yazıya ulaştım. Bu yazı belirsiz dili nedeniyle beni ikna etmedi ve kendisine “Hikayede anlatılanlar pek akla yatkın değil” diyerek bir eleştiride bulundum. Sonradan bu yazının kurmaca olduğu bize söylendi. Bu kadar sene, bu yazı sanki gerçekmiş gibi neden sunuldu ve onun üzerinden nasıl bir kimlik inşa edildi kısmını şimdilik bir tarafa bırakıyorum. Fakat, bu yazı kurgu olsa bile tartışmanın ve benim eleştirilerimin özünü değiştirmiyor.

read more »

August 6, 2020

Charles Garry: Mahkeme Salonlarının Ermeni Dövüşçüsü – Video

by Azad Alik

street

Roger Tartarian Çeviri: Liena Gül

Doğum adı Garabed Garabedian olan Charles R. Garry, Kara Panter Partisi’ni temsil etmesiyle ünlü bir vatandaşlık hakları avukatıydı. 1909’da Hamidiye Katliamı sonrası Osmanlı İmparatorluğu’ndan kaçan Ermeni bir çiftin oğlu olarak dünyaya geldi ve Kaliforniya’nın San Joaquin Vadisi’ndeki kırsal kasaba Selma’da büyüdü. Etnik bir Ermeni oluşundan ötürü yaşadığı dışlanmalar onu hayatı boyunca haklarından mahrum edilmişler için savaşan bir adama dönüştürdü.

Charles R. Garry hakkındaki bu yazı; Roger Tartarian tarafından kaleme alınmış, 26 Ağustos 1991 tarihinde The San Francisco Examiner’da yayımlanmış kısa bir biyografidir.

Charles’ın Bir Savaşçıya Dönüştüğü Gün

Charles Garry’nin Kara Panterler ya da Chicago Yedilisi gibi radikallerden oluşan bir neslin tutkulu savunucusuna nasıl dönüştüğünü anlamak için Kaliforniya Selma Lisesi’nde 1920lerde yaşanmış bir olayı bilmeniz gerekiyor.

Bobby Seale ve Huey Newton gibi düzen karşıtı aktivistlerin büyük bir çoğunluğunun savunma avukatlığını yapmış olan Garry, birkaç gün önce 82 yaşında vefat etti. Karşılaştığım biyografilerinden hiçbirinde San Joaquin Vadisi, Kaliforniya’nın küçük bir çiftlik kasabasından sessiz ve çalışkan bir çocuğun dışlanmışların, ezilmişlerin ve kimsenin önemsemediği davaların ateşli ve mücadeleci savunucusuna dönüşüşünün tam hikâyesi anlatılmıyordu.

Charles Garry bu olayı bana Colonial Williamsburg’daki bir konferans sırasında kendisi anlattı. Bu sohbetin Amerikan tarihinin kutlandığı bir mekânda gerçekleşmiş olmasını hep çok dokunaklı bulmuşumdur. Çünkü anlattığı hikâye, sözde Amerikan geleneklerinin bir parçası olan adalet ve eşitlik anlayışına her açıdan ters olan bir ırk ayrımı hakkındaydı.

Charles Garry’nin San Joaquin Vadi’sinde Ermeni karşıtlığının tavan yaptığı bir dönemde büyümüş olmasının da bu durumda payı var. Bugün ‘büyük çoğunlukla diğer azınlık kesimler’ yobazların hedefi haline gelmiş olsa da o günlerde Central Valley’de büyümüş Ermeni bir anne babadan olma kimse soyadları -ian’la biten insanların sürekli maruz kaldığı aşağılanmayı unutamaz.

read more »

May 26, 2020

SHP de 1988’de “Toplum Hazır Değil” Demişti 

by Azad Alik

Screen Shot 2020-05-25 at 3.22.20 PM

Beren Azizi

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir noktada Hükümeti kutlamak istiyorum; bu benim için bir kadirşinaslık olacak. Hükümeti kutluyorum; çünkü, gerekçede yer alan ifadelerle, çağımızın en gelişmiş Batı toplumlarının en önemli sorunlarından birini, Türk toplumuna taşımıştır. Gerekçede açıklandığı şekliyle, cinsiyet değişikliğinin nüfusa tescil edilme imkanının sağlanması, gelişmiş ülkelerin en önemli sorunudur. Bugün Türkiye’nin hiçbir sorunu kalmamıştır.

Bugün Türkiye’nin, ne enflasyon sorunu, ne özgürlük sorunu, ne de demokratik sorunu vardır; Hükümetin şu değerlendirmesiyle ve haremden kaynaklanan bir ilhamla, sadece ve sadece cinsiyet değişikliği sorunu vardır. Çağın üstündeki, küçümsemediğim; ama Türk toplumu için çok fantezi bulduğum bu sorunu, muhafazakar iktidarın Türk toplumunun gündemine taşımış olmasını samimiyetle, takdirle yad etmek gerekecektir.

             ….

            Saygılar sunuyorum. (SHP sıralarından alkışlar)”[1]

 

Yukarıdaki alıntı Milletvekili Mehmet Turan Bayazıt’ın sözleridir. Bu sözler, 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin bazı maddelerinin değiştirilmesine dair kanun tasarısının oylandığı 4 Mayıs 1988 tarihli birleşimde edilmiştir. Bu birleşimde oylanan maddelerden biri de Türk Kanunu medenisinin 29. maddesine cinsiyet değişikliği ile ilgili bir fıkra ilavesi hakkındadır.

Kanun tasarısı oylanmadan evvel, 11 Şubat 1988 tarihinde Başbakan Turgut Özal imzalı TBMM Meclis Başkanlığına gönderilen tasarıda her değiştirilmesi teklif edilen kanunun gerekçesi de açıklanmıştır. Sicilde kayıtlı cinsiyeti değiştirme hakkının Medeni Kanun’a bir hak olarak eklenmesini teklif eden değişikliğin gerekçesi olarak şunlar denmiştir:

“Yargıtay içtihatları iradi bir şekilde cinsiyet değişikliğine cevaz vermemektedir. Halbuki bu husus çağımızın en gelişmiş batı toplumlarının en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir…

…Yargıtay sadece çift organlı olarak doğmuş olanlar açısından cinsiyet değişikliğini içtihatlarında kabul etmiş bulunduğundan ve yukarıda izah olunan kişiler yönünden de hukuki boşluğun doldurulmasına zaruret hasıl olduğu için bu düzenlemeye gerek görülmüştür.”

read more »

December 1, 2015

Em te ji bîr nakin*

by Azad Alik
12314580_1208767555804648_531297795082808227_o

Kaynak: https://goo.gl/dvpjpo


[
Editörlerin Notu: Diyarbakır Barosu başkanı, avukat ve insan hakları savunucusu Tahir Elçi, 28 Kasım’da, Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki silahlı çatışmalarda zarar gören tarihi Dört Ayaklı Minare önünde yaptığı basın duyurusunda, “tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkma” ve “silah, çatışma, operasyon istemiyoruz” çağrısı yapmıştı. Tahir Elçi, basın duyurusu için bulunduğu yerde kimliği henüz belirlenemeyen kişi/kişiler tarafından öldürüldü. Elçi, 15 Ekim 2015’te gazeteci Ahmet Hakan’ın CNN Türk’te yayınlanan Tarafsız Bölge programına katılmıştı. Konuklardan biri ya da birkaçı azınlık veya farklı etnik gruplardan kişilerse mutlaka devletin veya milliyetçi ideolojinin aktörleriyle karşı karşıya getirildiği bir formata sahip, bu itibarla yapısal bir yanlılık içeren bu programın yetkilileri, Tahir Elçi’nin katıldığı gün de onun karşısına MHP milletvekili Uygar Aktan’ı koymuştu. Aktan’ın “PKK’nin terör örgütü olup olmadığına ilişkin” tacizkar yorumları ile şekillenen bu tartışma sonrasında, Tahir Elçi sarf ettiği sözler nedeniyle linç kampanyasına maruz kaldı. Devamında, Elçi’ye, 23 Ekim 2015 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında Terörle Mücadele Kanununun (TMK) 7/2 maddesi uyarınca “Terör örgütü propagandası yapmak” suçundan kamu davası açıldı. Hakkında kaçma şüphesi nedeniyle çıkarılan yakalama kararı ardından, Elçi, sabahın erken saatlerinde Diyarbakır adliyesindeki baro odasında göz altına alınarak tutuklanma talebiyle İstanbul’da Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne götürüldü. Duruşmada ise serbest bırakılarak, kendisine adli kontrol tedbiri uygulandı. Adli kontrol tedbirlerinden biri de yurt dışına çıkma yasağıydı. Elçi duruşmada yaklaşık 3 saat ifade verdi. Elçi’nin yurt dışı yasağı öldürülene dek geçerli kaldı.

Tahir Elçi’nin öldürülmesinden duyduğumuz üzüntü ve öfkeyi ifade etmek oldukça zor. Elçi, meslek hayatının büyük kısmını insan hakları savunuculuğu, köy boşaltma, işkence ve zorla kaybetme (“faili meçhul”) davalarının avukatı olarak geçirmişti. Tahir Elçi’nin anısına, onun CNNTürk’te sarfettiği görüşler nedeniyle, ifade özgürlüğü hiçe sayılarak TMK’dan yargılandığı mahkemede verdiği ve İMCTV tarafından daha önce yayımlanmış savunmayı  yeniden  yayımlıyoruz. Savunma, Türkiyeli okurlar için sadece bir ifade özgürlüğü ve hukuk dersi değil; aynı zamanda 2012 sonlarında başlayan, pek çok iniş çıkışa rağmen devam eden üç senelik Çatışmasızlık ve Çözüm sürecinin ve 2015 Temmuz’undan başlayan silahlara dönüş ve çatışma döneminin hakkaniyetli bir değerlendirmesi de.

Tahir Elçi, Kürdistandaki pek çok sivil toplum lideri gibi, barış ve çözüm sürecine verdiği yapıcı destek ve çatışma döneminde tarafların sorumluluk ve hatalarını olduğu gibi cesurca ortaya koyan tespit ve çağrılarıyla, eğer bir gün Türkiye ve Kürdistan’da barışın tarihi yazılacaksa bunun önde gelen isimlerinden biri olarak yerini alacaktır. Tahir Elçi, devletin Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı topraklarda sürdürdüğü adaletsizlik, şiddet ve tahribatla ulusal ve uluslararası mecralarda yargı yoluyla mücadeleye hakkı ödenemeyecek katkılar sundu. Kaybımız çok büyük!  

Tahir Elçi, kendisine isnat edilen suça karşı mahkemede verdiği bu savunmada, son zamanlarda Türkiye’deki kamusal alanda rastlamadığımız kadar berrak, net, sağduyulu ve analitik bir şekilde Türkiye’nin güncel tarihini, devleti, Kürdistan’ı ve “Kürt meselesini” anlatıyor bize… Türkiye’de anaakımdan farklı fikirler ortaya koyan ve kalıcı bir çözümü inşa etmenin yollarını cesaretle arayan kişiler sokakta rahatlıkla öldürülüyor ve faillerine ulaşılamıyorsa, burada kurumları, yasaları, siyaset-hukuk ve güvenlik aktörleri, toplumu ve medyası ile birlikte hepimizi topyekün sorumlu kılan bir suç var demektir. ]

read more »

January 25, 2015

“Ey Müslüman Nedamet Getir!”[1]

by Ayda Erbal
7776174154_000-nic6405647

Filistinli Çocuklar Charlie Hebdo gösterisinde http://goo.gl/r2ZXV6

[Editörlerin Notu: Azad Alik’te önümüzdeki yıl yayımlayacağımız ırkçılık ve ayrımcılık serisinin üçüncü yazısı Ayda Erbal‘dan. Yazı 25.01.2015 tarihli Star Açık Görüş sayfalarında da yayımlandı, ancak dipnotlar ve linklerde sorun olduğu için yazıyı aynı gün yeniden yayımlıyoruz.]

Ayda Erbal*

7 Ocak tarihinde Charlie Hebdo (CH) çalışanları ve polis memurlarının öldürüldüğü eylemin hemen sonrasında Kıta Avrupası ve Amerika’da temel olarak iki yaklaşım öne çıktı. Her iki yaklaşım da yazar çizerlerin yazıp çizdiklerinden dolayı öldürülmüş olmalarını, olması gerektiği gibi, amasız, eğersiz kınadılar. Ancak yolları bundan sonra ayrıldı: Takip edebildiğim kadarıyla birinci grup, ezici çoğunlukta sade vatandaşın da katkısıyla, CH’nin mesajını da misyonunu da sahiplenerek, kimisi sadece destek olmak amacıyla #jesuischarlie #benCharlieyim hashtag’i altında gerek sosyal medyada gerekse sokaklarda cinayeti protesto ettiler. Bu birinci grubun ideologları diyebileceğimiz çoğunluk gazeteci, yazar ve çizerlerin yine ağırlıklı bir kısmı işi daha da ileri götürüp CH’nin misyonuna/ mesajına destek olmak için CH karikatürlerinin ve kapaklarının tıpkı basımını yapmaları gerektiğini savundular.

read more »

January 4, 2015

Pilgrimage as/or Resistance*

by Azad Alik
Image: james_gordon_losangeles @ Flickr

james_gordon_losangeles @ Flickr

Nancy Kricorian** (@nancykric)

Before I leave home, I come up with a title for the Armenian Heritage Trip to Turkey: Twenty Armenians on a Bus, or The Thirty Handkerchief Tour. Our guide calls it a pilgrimage, and refers to us as pilgrims, as though we are on a religious or spiritual quest. What do I hope to find? Almost one hundred years have passed since my paternal grandmother and her family were driven from their home in Mersin in 1915, just a few months into the Ottoman government’s genocidal campaign that resulted in the deaths and exile of the vast majority of its Armenian citizens. Of her immediate family, only my grandmother and her brother survived the death march. They were among eight thousand Armenian orphans in a camp in the Syrian desert at Ras al-Ain.

read more »

December 29, 2014

İsimsiz Ölüler

by Azad Alik

Editörlerin notu: Azad Alik’te önümüzdeki yıl devam edeceğimiz Türkiye’de ayrımcılık ve ırkçılık serisinin ikinci yazısı Özgür Sevgi Göral‘dan. Göral, Umut Tümay Arslan’ın Buket Türkmen’e yanıt olarak yazdığı ve bu sayfalarda tamamını bir arada yayımladığımız yazılarının izinden gidip çoğunluk aydınların Kürt’lerin hak arayışı ve bu arayış sürecinde Kürtlerle ilişkilenme biçimleri üzerine bizi yeniden düşünmeye davet ediyor. Göral’ın bu yazısı daha önce Altyazı dergisi Kasım 2014 sayısında yayımlanmıştı.

Özgür Sevgi Göral

Eylül ayında Buket Türkmen internet gazetesi T24’te Michael Haneke’nin Saklı filminden yola çıkan, Selahattin Demirtaş’ın, cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ı Meclis’te alkışlamasına ve buradan da genel olarak Kürt özgürlük hareketinin ‘Batılı’ seçmenleriyle nasıl ilişkilendiğine bakan bir yazı yazdı. Umut Tümay Arslan ise Agos’ta, bu yazıya eleştirel yaklaşan başka bir yazı kaleme aldı. Bu polemik Türkmen’in Arslan’ın eleştirisine cevap yazması ve Arslan’ın da cevaba cevap yazması ile genişledi. Tartışma beni çok heyecanlandırdı ve hem Saklı filmini yeniden izlemeye ve hem de bu tartışmadan yola çıkarak Türkiye’de Batılı entelektüellerin kendilerini ve Kürt özgürlük hareketini ‘görme biçimleri’ üzerine düşünmeye, kafamdaki bazı soruları formüle etmeye teşvik etti.

read more »

November 12, 2014

Ve “Öteki” Çocuklar: Görülmeyen, Duyulmayan, Konuşulmayan -2

by Azad Alik
Gemma Aguasca © Council of Europe http://www.gemmagas.com/

Gemma Aguasca © Council of Europe
http://www.gemmagas.com/

Adem Arkadaş @aatftc (röportaj: Ayda Erbal @aydaerbal)

(Azad Alik editörlerinden Ayda Erbal’ın Uluslararası Çocuk Hakları Merkezi’nden İnsan Hakları ve Çocuk Hakları Sorumlusu Adem Arkadaş’la yaptığı ilk röportajdan sonra editörler arası yazışmalarda özellikle geçiş döneminde çocuk hakları konusunda merak ettiğimiz başka başlıklar da olduğunun farkına vardık. Dolayısıyla Adem Arkadaş’la yaptığımız röportaja bir üçüncü bölüm eklemeyi uygun gördük. Bu serinin üçüncü bölümünü Aralık ayında yayımlayacağız.)

1-Otuz senelik çatışmanın kamuoyunda bilinen bilançosu 40 bin can kaybı, bunun ne kadarı çocuktu, bu veriyi tutmuş veya ilgili kurumlardan istemiş bir çocuk hakları kuruluşu var mı?

Çocuk hakları sivil toplum örgütleri çok etkin değiller bu konuda. BM Çocuk Hakları Komitesi ile Türkiye’nin görüşmeleri için bir STÖ raporu (http://www.cocukhaklariizleme.org/wp-content/uploads/NGO-Report-TR.pdf ) hazırlarken bazı bilgilere ulaşmıştım. Örneğin “Bir Göz de Sen Ol! Çocuk Ölümlerini Durdur!” adli sivil toplum girişiminin hazırladığı kampanya raporuna göre son on bir yılda 477 çocuk devlet güvenlik güçlerince öldürülmüştür (http://www.birgozdesenol.org/?p=136 ).

read more »

May 23, 2014

Madencilikte Çocuk Emeği, Hukuk ve İstatistikler

by gunesasik

Güneş A. Aşık*

Dikkatimizi ancak Soma’da 301 işçinin hayatını kaybetmesi neticesinde çekebilen madencilik sektörüne dair aslında incelenebilecek oldukça fazla veri var.  Soma’da yaşanan trajedide 19 yaşında bir gencin de hayatını kaybetmesi üzerine tartışmalar ister istemez madencilik sektöründe çocuk işçi meselesini gündeme getirdi.  Türkiye’deki işgücü piyasaları üzerine araştırma yapan ve düzenli olarak hane halkı işgücü veri setleriyle çalışan biri olarak çocuk işçilere dair bildiklerimizin verilerle ne kadar örtüştüğünü kontrol etme ihtiyacı hissettim.[1] Dolayısıyla bu yazının amacı hali hazırda süren tartışmaların ekonomik, hukuksal ve düzenleyici politikalar bakımından adım atılabilir bir zemine taşınmasına katkı sağlayabilmek ve ileriye dönük iyileştirmelerin olabilmesi için verilerin nelere işaret ettiğini anlatmak için elimizdeki rakamlara dikkat çekmektir.

read more »

March 3, 2014

İfade Özgürlüğü (AİHM 10. Madde): Aşırıcılıkla Mücadelede Avrupa’nın İkilemini Gösteren Prizma Olarak İnkarcılık

by Azad Alik

Editörlerin Notu: Makalenin Türkçe çevirisinin burada yayımlanmasına ve yanısıra aslının tekrar yayımlanmasına izin verdikleri için yazara ve RevDH yayın yönetmenine teşekkür ediyoruz. Taner Akçam’a çeviri için sağladığı destek, Görkem Daşkan’a ise düzeltiler için teşekkür ederiz.

Nicolas Hervieu

Fransızca’dan çev. Burcu Gürsel

Dieudonné olayının[1] yol açtığı isterik hengâme Fransa’da yankılanadursun, Danıştay Mahkemesi’nin gösterilerin yasaklanmasını onayan ihtiyati tedbir kararlarının ardından gözler doğal olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne çevrildi. Bu hararetli ortamda Avrupa’nın yargı organları, ifade özgürlüğü ne zaman Paris’te sınırlandırılsa, Strazburg’da yüceltilsin diye sık sık toplanmaya çağrıldı. Son dönemdeki 17 Aralık 2013 tarihli Perinçek vs. İsviçre davası kararı Fransız kamuoyundaki tartışmalara bu vesileyle konu oldu. Bu olayda Mahkeme İsviçre’yi, Ermeni soykırımını inkâr niteliğindeki [contester] ifadeleri cezai müeyyideye tabi tuttuğu için kesin olarak suçlu buldu.

read more »

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
%d bloggers like this: