Archive for ‘Activism’

March 3, 2014

Liberté d’Expression (Art. 10 CEDH) : Le Négationnisme, Prisme Révélateur du Dilemme Européen Face à la Lutte Contre l’Extrémisme*

by Azad Alik

[Les Éditeurs d’Azad Alik remercient Nicolas Hervieu et les Éditeurs de RevDH d’avoir permis la publication de la traduction en turc et du texte en version originale.]

Nicolas Hervieu

Alors que résonnent encore en France les fracas hystérisés de l’affaire Dieudonné, les regards se tournent naturellement vers la Cour européenne des droits de l’homme au lendemain des décisions rendues en référé par le Conseil d’Etat pour avaliser l’interdiction de spectacles. Dans ce contexte enflammé, la jurisprudence européenne a souvent été convoquée pour affirmer que la liberté d’expression serait sublimée à Strasbourg là où elle est limitée à Paris. En ce sens, un récent arrêt Perinçek c. Suisse en date du 17 décembre 2013 a été évoqué dans le débat public français. Dans cette affaire, la Cour a certes condamné la Suisse pour avoir sanctionné pénalement des propos contestant le génocide arménien.

read more »

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
August 3, 2013

Karl Popper’in Askerleriyiz*

by Onur Yavuz

Ateş, Su, Toprak, Anket**

Yazının bu ikinci bölümünde Konda, Metropoll ve Ipsos’un Gezi Parkı eylemleri ve bunların ulusal siyasete izdüşümüne ilişkin yaptıkları araştırmaları ele alacağız. İlk yazıda da bahsettiğimiz üzere, bu araştırmaların hepsinde az ya da çok değişmekle birlikte ciddi metodoloji ve raporlama hataları, eksikleri bulunuyor. “Tüm bunların en iyi ihtimalle hiçbir şey, en kötü ihtimalle ise manipülatif yanlış bulgular anlatarak kamuoyunda “uzman” araştırmalar olarak kabul görmesi ve bu şekilde halkın siyasi olayları yorumlamasına doğrudan etki etmesi ise işin en üzücü kısmı.” diyerek ilk yazının sonunda, bu araştırmaları detaylı ve herkesin anlayabileceği şekilde eleştirmeye karar verme motivasyonumuzu ifade etmiştik. Buna mukabil bu ikinci yazıya başlamadan önce ilk yazıya, özel veya genel kanallardan gelen bazı tepkileri paylaşmak ve bunlara dair kısa birkaç çift söz etmeyi uygun buluyoruz.

read more »

July 19, 2013

Kahrolsun BAĞZI Veriler*

by Onur Yavuz

,onur5Editörlerden Not: Önümüzdeki aylarda hem Gezi sürecinin kendisi hem de üzerine yazılanlarla ilgili çeşitli konuları kapsayan bir dizi yazı yayımlayacağız. Onur Yavuz’un yazdığı eleştirel seri bunların ilki.

Onur Yavuz**

İnşallah Gencim ve Galiba Özgürlükçüyüm

31 Mayıs günü başlayan ve Haziran sonu itibariyle yer yer format değiştirerek devam eden kitle protesto gösterilerine dair bugüne dek çeşitli „istatistiksel“ araştırmalar yayınlandı. Öne çıkanlar arasında KONDA, İpsos ve Metropoll gibi özel sosyal araştırma şirketlerince yapılan anketlerin yanı sıra Bilgi Üniversitesi Yayınları etiketiyle çıkan keşifsel akademik çalışma „Gencim, Özgürlükçüyüm, Ne İstiyorum?“ da var. Bu çalışmaların hepsinde çeşitli ve büyük yanılsamalara yol açacak sorunlar göze çarpıyor.

read more »

May 28, 2013

Hatay İçin Henüz Vakit Varken*

by Azad Alik

Hale Akay & Ayda Erbal**

Yirminci yüzyıl öncekilerden farklı olarak yaşanan savaşlar ve soykırımlar sonucunda sivil ölümlerinin asker ölümlerini oldukça geride bıraktığı bir dönem oldu. 1990’lı ve 2000’li yılların büyük bölümünde dünyada birçok farklı bölgede silahlı iç savaşlara, etnik çatışmalara ve bunların sonuçlarına tanıklık ettik. Yaşananlar mevcut güvenlik politikalarının yeniden değerlendirilmesiyle birlikte, odağına bireyleri ve cemaatleri/toplulukları alan yaklaşımların öne çıktığı bir bilgi ve deneyim havuzu oluşturulmasına yol açtı. Bu süreç içerisinde çatışmaların engellenmesi ile çatışma sonrası yeniden yapılanma/rehabilitasyon hakkındaki literatür günümüzde artık devlet kurumları ve siyaset yapıcılar kadar, sivil aktörlerin de kullanabileceği vakıa analizleri, teorik tartışmalar ve uygulamaya yönelik kılavuzlar sunmaktadır. Bu yazıda son dönemde Hatay’da yaşananlar bu literatür üzerinden değerlendirilmekte ve çatışmaların engellenmesi hakkındaki literatür üzerinden bir durum analizi yapılmaya çalışılmaktadır.

read more »

May 15, 2013

Reyhanlı: Çatışmanın ve Siyasetin Kıskacında İnsan Hakları

by Hale Akay
Relatives of Ahmet Uyan and Ahmet Ceyhan who were killed in yesterday's car bombings, mourn in the town of Reyhanli of Hatay province near the Turkish-Syrian border

(photo by REUTERS/Umit Bektas) http://goo.gl/ylsVm

İnsan hakları örgütlerinin günümüz dünyasında en etkili ve etkin oldukları faaliyet kuşkusuz raporlama. En göz önünde olanından, en unutulmuşuna, dünyanın birçok çatışma alanında olan biteni İnsan Hakları İzleme Örgütü, Af Örgütü benzeri kuruluşların raporlarından izleyebiliyoruz. İnsan hakları örgütlerinin raporlarının sürekli ve belirli bir yöntem izlenerek yapılması durumunda medyadaki haberlere kıyasla iki önemli avantajı var: Güvenilirlikleri ve insanlık durumuna hak temelli bakarak odaklanabilmeleri.

Türkiye’de hak örgütlerinin raporlama konusunda uluslararası kuruluşlar kadar etkili olamadıkları aşikar. Bunun en önemli nedeni insan haklarının bir alan olarak 80 sonrasında, özellikle 90‘lar boyunca devlet kurumlarınca terör ve bölücülükle ilişkilendirilmiş ve marjinalize edilmiş olması.İnsan hakları kuruluşlarının sahip olması gereken güvenilirlik ve meşruiyeti oldukça zedeleyen bu yaklaşımın çok fazla değişmiş olduğu söylenemez. Bu yüzden sahadan etkin bilgi ulaştırdıkları zamanlarda bile örgütler yeterince ilgi göremiyor ve medyada yer bulamıyor. Yine de Türkiye’nin mevcut siyasal ortamında ve güvenden yoksun toplumsal ilişkileri içerisinde örgütlerin tartışmalı bir konuda sahadan bilgi aktarmalarının ne kadar önemli ve faydalı olabileceğinin örneklerini de gördük.

read more »

December 26, 2012

Ayrıcalıklı “Devrimciler”![1]

by BillyUrfe

Bilindiği gibi 18 Aralık 2012 Salı günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindekilerin Göktürk-2 uydusunun Çin’den fırlatılmasını canlı yayında izlemek üzere Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) yerleşkesindeki TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nü ziyareti sırasında öğrenciler ve emniyet güçleri arasında çatışma çıktı. Polis üç binin üzerinde çevik kuvvet ekibi ve sekiz Toplumsal Müdahale Aracı (TOMA) ile hazır ve nazırdı. Sol/liberal eğilimli basın, sonrasında televizyonda ilk kimin başlattığı tartışılacak olan olaylarda ezici biçimde üstün bir güç olarak polisin sert bir şekilde müdahale ettiğini ve çatışmanın çevreyi de etkileyerek akşam saatlerine kadar sürdüğünü yazdı. Yaralanan ve hastaneye kaldırılan eylemciler vardı. Polis aynı gün ve takip eden birkaç gün içinde onu aşkın öğrenciyi gözaltına aldı ve ev baskınları düzenledi.

read more »

December 4, 2012

Koyma Ötekilik, Oyma Ötekilik

by Burcu Gürsel

DSC_4050-MR-Braille

 

Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can Sağlık, Dünya Engelliler Günü’ne iki gün kala yayımladığı “Hem Topal Hem Sağır!” başlıklı yazısında bu kelimeleri adet olduğu üzere mecazi anlamlarıyla kullanmış. Burada meselemiz, siyaseten doğruluk adına bireylerin kimliklerine dair sayılabilecek bir takım özelliklerin mecaz hatta espri öğesi yapılmasını denetlemek değil. Asıl sorun, bir yazının nasıl olup tam da canevine koyduğu konunun fersah fersah uzağına düşebildiğidir. Zira Sağlık’ın ilk cümlesinde “Galiba mesele tam da bu…” diyerek ilan ettiği konu “ötekilik.”  Sağlık’ın yazısında geçen, İshak Alaton ve Hayrünnisa Gül’ün diyaloğundan çıkarılan hisse, Türkiye’de “öteki” olma hallerinin çeşitliliği: “Öteki olmak için sebep çok. İlla azınlık olmanız gerekmiyor. Azınlıksanız hepten yandınız. Ama çoğunluk olmak da otomatik olarak kurtarmıyor!  . . .  Alaton haklı: ‘Bu memlekette herkes öteki.’” Bunun acısının görece güç ve iktidar mevkilerine ulaşan bireyler tarafından dahi hissedildiğini vurgulayan Sağlık, grupların iletişim kurarak dayanışma yapmak yerine birbirlerine sırt çevirdiğinden dem vuruyor. 

read more »

June 1, 2012

Egypt and Tunisia: A Social Media “Revolution”?

by Azad Alik

Yasemin Yılmaz*  

Introduction

The recent uprisings in the Arab world took many by surprise. Perhaps it was the duration and the prevalence of authoritarian regimes in the region that made them seem immune to overturns, or it was the support provided to these regimes from the arms and technology rich countries of the first world. In either case, the uprisings opened up new possibilities for the populations in the Middle East, as they also provided a fertile ground of re-examination of social movement theories for scholars. The “leaderless-ness” of the uprisings seemed to distinguish them from their predecessors; the masses were on the streets but not in a familiar fashion. They seemed to be loosely connected political entities, individuals, maybe sharing some common features in terms of demographics like the unemployed or the youth. The role played by “social media” also sparked probably as much discussion as the uprisings themselves.

read more »

March 29, 2012

Eylem Fetişi Üzerine Notlar I

by AD

Occupy Wall Street? -Foto: Gokhan Erdogan

 

Siyasi eylemlilik her yerde ve her koşulda olumlanması gereken mutlak iyi bir pratik olarak algılanıyor. Öyle ki siyasi eylemliliğin başarısından, belirli kıstaslarla değerlendirilmesinden hiç konuşamadığımız için, eylemlilik doğaüstü bir güç taşıyormuşçasına eleştiriden muaf, kıymeti kendinden menkul bir fetiş haline gelebiliyor. Kitlesel sokak eylemlerinden bireysel eylemliliklere uzanan yelpazede “eylem fetişi”, eylemi siyaset yapmanın araçlarından sadece biri olmaktan çıkartıp kaynakları bir başına tüketen ve siyaseti salt kendisine indirgeyen bir hale dönüştürebiliyor.

read more »

July 30, 2011

Ayran ve Kürtçe’nin Sınırları

by Hale Akay

Aret Gıcır

Hale Akay*

Silvan’da yaşanan çatışma ve kayıplar sonrasında, İstanbul’da, İKSV’nin Caz Festivali kapsamındaki konser sırasında Aynur Doğan’ın başına gelenler ile ayran arasında bir ilişki olacağı hiç aklınıza gelir miydi? Şahsen benim gelmezdi. Lakin Türkiye adını verdiğimiz her daim LSD kafası memlekette ırkçı bir saldırı ile ayran apansız yan yana gelebiliyor, hem de en doğal, en zararsız gözüken biçimde. Murat Sabuncu’nun anlatımıyla şöyle:

İçeri gittiğimde Aynur ayaktaydı. Biz heyecanlı o ise sakindi. Ama tabii üzgün. Bana, ‘Biliyor musunuz, sabah yuhalanacağım içime doğmuştu’ dedi. Bir de son protesto edilen şarkısının adı ‘ayranmış’ (şarkı için buraya tıklayınız). Ve şarkı soğuk ayranın nimetlerini anlatıyormuş. ‘Siyasi hiçbir içerik yoktu, acaba bunu bilseler protesto ederler miydi?’ dedi.”

Aynur’un ilk şokla “ama şarkı ayran hakkındaydı” diyerek şaşkınlığını ifade etmesinde çok eleştirilecek bir şey yok elbet. Hatta Aynur’un mağdur olarak şokun sonrasında da

read more »