April 23, 2014
by BillyUrfe
Ǥṏrkeɱ Ɖɐƾƙɐň
Murat Belge geçtiğimiz aylarda edebiyat tarihi ve eleştirisi kesişiminde değerlendirilebilecek kitaplarına bir yenisini ekledi: “Edebiyatta Ermeniler” (2013, İletişim Yayınları). “Edebiyatta Ermeniler”, kabaca “Ermeni Sorunu”nun Türk edebiyatında nasıl işlendiğini anlatıyor. Kitap daha önce Birikim dergisinde yayımlanmış “Edebiyatta Ermeni Sorunu” başlıklı iki makaleyi, içine şiiri de alacak şekilde aynı doğrultuda yazılmış birkaç bölümü daha içeriyor ve yazarın bizatihi Ermeni Soykırımıyla ilgili görüşlerine yer verdiği ek yazılarla tamamlanıyor. Belge, kitabın edebiyatla ilgili olan kısmında roman ağırlıklı olmak üzere son dönem Osmanlı yazını, Cumhuriyet ve günümüz Türk edebiyatından serbest bir okuma yaparak bir dizi roman ve şiiri “Ermeni sorunsalı”na yaklaşımları bazında ele alıyor, kendi sözleriyle söyleyecek olursak “etik, tarih, psikoloji ve sosyoloji çerçevesinde” eleştiriyor, konu hakkında “doğruyu” söyleyip söylemediklerini sınıyor (s.16). Fakat birkaç yerde belirttiği üzere kapsamlı bir tarama çalışması yaptığı iddiasında değil ve kitapların estetik meziyetlerini de ön planda tutmadığını, daha ziyade bilgiye odaklandığını vurguluyor.
read more »
Posted in Armenian History, Armenian Literature, Human Rights, Intellectuals, Literature, Minority Politics, Minority Rights, Philosophy, Politics, Politics of Knowledge, Politics of Language, Public Sphere, Structural Inequality, Turkish History, Turkish Literature |
Leave a Comment »
March 3, 2014
by Azad Alik
Editörlerin Notu: Makalenin Türkçe çevirisinin burada yayımlanmasına ve yanısıra aslının tekrar yayımlanmasına izin verdikleri için yazara ve RevDH yayın yönetmenine teşekkür ediyoruz. Taner Akçam’a çeviri için sağladığı destek, Görkem Daşkan’a ise düzeltiler için teşekkür ederiz.
Nicolas Hervieu
Fransızca’dan çev. Burcu Gürsel
Dieudonné olayının[1] yol açtığı isterik hengâme Fransa’da yankılanadursun, Danıştay Mahkemesi’nin gösterilerin yasaklanmasını onayan ihtiyati tedbir kararlarının ardından gözler doğal olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne çevrildi. Bu hararetli ortamda Avrupa’nın yargı organları, ifade özgürlüğü ne zaman Paris’te sınırlandırılsa, Strazburg’da yüceltilsin diye sık sık toplanmaya çağrıldı. Son dönemdeki 17 Aralık 2013 tarihli Perinçek vs. İsviçre davası kararı Fransız kamuoyundaki tartışmalara bu vesileyle konu oldu. Bu olayda Mahkeme İsviçre’yi, Ermeni soykırımını inkâr niteliğindeki [contester] ifadeleri cezai müeyyideye tabi tuttuğu için kesin olarak suçlu buldu.
read more »
Posted in Academic Freedom, Activism, Armenian History, Freedom of Expression, French Politics, History, Human Rights, Individual freedoms, Intellectuals, Jewish History, Minority Rights, Politics, Politics of Language, Public Sphere, Racism, Structural Inequality, Turkish History, Turkish Politics, World History |
Leave a Comment »
May 28, 2013
by Azad Alik
Hale Akay & Ayda Erbal**
Yirminci yüzyıl öncekilerden farklı olarak yaşanan savaşlar ve soykırımlar sonucunda sivil ölümlerinin asker ölümlerini oldukça geride bıraktığı bir dönem oldu. 1990’lı ve 2000’li yılların büyük bölümünde dünyada birçok farklı bölgede silahlı iç savaşlara, etnik çatışmalara ve bunların sonuçlarına tanıklık ettik. Yaşananlar mevcut güvenlik politikalarının yeniden değerlendirilmesiyle birlikte, odağına bireyleri ve cemaatleri/toplulukları alan yaklaşımların öne çıktığı bir bilgi ve deneyim havuzu oluşturulmasına yol açtı. Bu süreç içerisinde çatışmaların engellenmesi ile çatışma sonrası yeniden yapılanma/rehabilitasyon hakkındaki literatür günümüzde artık devlet kurumları ve siyaset yapıcılar kadar, sivil aktörlerin de kullanabileceği vakıa analizleri, teorik tartışmalar ve uygulamaya yönelik kılavuzlar sunmaktadır. Bu yazıda son dönemde Hatay’da yaşananlar bu literatür üzerinden değerlendirilmekte ve çatışmaların engellenmesi hakkındaki literatür üzerinden bir durum analizi yapılmaya çalışılmaktadır.
read more »
Posted in Activism, Afet Yonetimi, Alevi Politics, Economics, Emergency Management, Human Rights, Journalism, Middle East, Minority Rights, Politics of Language, Public Sphere, Refugee Crisis, Refugee Rights, Structural Inequality, Turkish History, Turkish Journalism, Turkish Politics |
2 Comments »
February 27, 2013
by BillyUrfe
Sırrı Sakık’ın geçtiğimiz ay gündemi ve kamuoyunu meşgul eden nevi şahsına münhasır özrünü takiben Azad Alik blog’unda yayımlanan “Özür Dilemek ‘Bildiğiniz Gibi Değil’” başlıklı yazı bu özrü ve genel olarak kamusal alanda dilenen benzer özürlerin nasılını nicesini mercek altına alıyordu. Aynı mecrada daha önce yayımlanmış olan ve Ermeniler, Kürtler, Aleviler gibi toplumsal grupların Türkiye’deki statüko ile çatışmasını insan hakları perspektifinden değerlendiren diğer eleştirel yazılar zaman içerisinde yakın tarihli kişisel bir özür deneyimimin hazırlayıcı altyapısını oluşturmuşken, bu son yazı yabana atılmayacak fikir ve önerileriyle bana bu deneyimimin sağlamasını yapma imkânı verdi.
Bu yazıda bu özrümün özünü teşkil eden kişisel bir hikâyeden, spesifik olarak Ermeni Diasporasından birisi ile birkaç yıl öncesine tarihlenen ilişkimden söz edeceğim ve biraz itiraflarda bulunacağım. İtiraf kültürü pek gelişmemiş ve itirafın bir acizlik göstergesi olarak algılandığı, güya kusur işlemeyenlerin ve özrü kabahatinden büyük olanların ülkesinde bu yazıyı yazmak başta beni düşündürse de sonra feminizmin o meşhur “Kişisel olan politiktir” düsturunu kerteriz alarak anlatmaya karar verdim. Kim bilir, belki bu öyküde kendinden de bir şeyler bulan okuyucular çıkar.
read more »
Posted in Apologies, Armenian History, Armenian Literature, Diaspora Literature, History, Intellectuals, Literature, Memoirs, Minority Rights, Philosophy, Politics, Politics of Language, Public Sphere, Structural Equality, Structural Inequality, Turkish History, Turkish Literature |
3 Comments »
February 1, 2013
by Ayda Erbal
Ayda Erbal**
Türkiye’nin şimdiye kadar kendi odalarında kendi aralarında konuşup siyaset yapanları bir araya gelip birbirleri hakkında bunca yıldır biriktirip durdukları husumeti ortaya döktükçe kamusal alandaki “özür”ler de çoğaldı. Bir önceki cümlede özür kelimesinin tırnak içinde kullanmamın nedeni, şimdiye kadar, Türkiye’li aydınların Ermeniler’den dilediği “özür”, Başbakan Erdoğan’ın Dersimliler’den dilediği “özür”ü ve BDP Milletvekili Sırrı Sakık’ın bugünkü ve daha önceki “özür”leri dahil kamusal alandaki özürlerin hiçbirinin literatürde geçen özür kriterlerine uymaması. Hatta diyebiliriz ki son yıllarda kamusal alanda özürlerin neredeyse hepsinin ortak noktası, üzerine bir kez daha özür dilenmesi gereken metinler olmaları.
read more »
Posted in Academic Freedom, Apologies, Armenian History, Freedom of Expression, History, Individual freedoms, Jewish History, Kurdish History, Kurdish Politics, Minority Rights, Philosophy, Politics, Politics of Language, Public Sphere, Structural Equality, Structural Inequality, Turkish History, Turkish Journalism |
17 Comments »
January 21, 2013
by Ayda Erbal
Seeing Hrant’s lifeless body on a very familiar sidewalk in Istanbul prompted nightmares that every member of the Armenian community in Turkey consciously or unconsciously suppresses for the sake of sanity. For we are the best pretenders in a sea of millions of other pretenders. What unites all of us as Turkish citizens, apart from language, culture, etc. is our pretending. If I may argue, the most revolutionary quote of Mr. Orhan Pamuk regarding the realities of Turkish society is, indeed, not the one that he uttered during his interview with the Swiss magazine Das Bild. As a matter of fact, one of his main protagonists in The Black Book confesses hopelessly: “Nobody can be himself in this country… In the country of the defeated and the sheepish, to exist means to be somebody else.”[1]
read more »
Posted in Armenian Politics, A_A in ENGLISH, Economics, Freedom of Expression, Individual freedoms, Intellectuals, Journalism, Minority Rights, Politics, Politics of Language, Property Rights, Public Sphere, Structural Inequality, Turkish Journalism, Turkish Politics |
4 Comments »
December 4, 2012
by Burcu Gürsel

Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can Sağlık, Dünya Engelliler Günü’ne iki gün kala yayımladığı “Hem Topal Hem Sağır!” başlıklı yazısında bu kelimeleri adet olduğu üzere mecazi anlamlarıyla kullanmış. Burada meselemiz, siyaseten doğruluk adına bireylerin kimliklerine dair sayılabilecek bir takım özelliklerin mecaz hatta espri öğesi yapılmasını denetlemek değil. Asıl sorun, bir yazının nasıl olup tam da canevine koyduğu konunun fersah fersah uzağına düşebildiğidir. Zira Sağlık’ın ilk cümlesinde “Galiba mesele tam da bu…” diyerek ilan ettiği konu “ötekilik.” Sağlık’ın yazısında geçen, İshak Alaton ve Hayrünnisa Gül’ün diyaloğundan çıkarılan hisse, Türkiye’de “öteki” olma hallerinin çeşitliliği: “Öteki olmak için sebep çok. İlla azınlık olmanız gerekmiyor. Azınlıksanız hepten yandınız. Ama çoğunluk olmak da otomatik olarak kurtarmıyor! . . . Alaton haklı: ‘Bu memlekette herkes öteki.’” Bunun acısının görece güç ve iktidar mevkilerine ulaşan bireyler tarafından dahi hissedildiğini vurgulayan Sağlık, grupların iletişim kurarak dayanışma yapmak yerine birbirlerine sırt çevirdiğinden dem vuruyor.
read more »
Posted in Activism, Disability Politics, Gender Politics, Individual freedoms, Intellectuals, Minority Rights, Politics, Politics of Language, Public Sphere, Queer Politics, Religious Freedom, Structural Equality, Structural Inequality, Turkish Politics |
Leave a Comment »
February 27, 2012
by gulseren adakli

(Azad Alik Notu: Gülseren Adaklı’nın yazısı Kasım ayı başında elimize geçmesine rağmen, teknik nedenlerle gecikmeli olarak yayımlayabiliyor, bu nedenle Adaklı’dan özür diliyor, gösterdiği sabır ve anlayış için teşekkür ediyoruz.)
Psikolojik Savaş ve Türk Medyası
Gülseren Adaklı*
Son dönemde Kürt meselesi konusunda yoğunlaşan psikolojik savaş, Noam Chomsky ve Edward Herman’ın “terör anlambilimi” olarak adlandırdığı çerçevede hızla genişletilmiş bir “yıkıcılık” (“subversion”) kategorisine evrilmiş durumda[2]. Terör kavramı etrafında örülen genişletilmiş yıkıcılık kavramı, iktidara muhalefet eden her türden siyasal özneyi “yıkıcı” olarak aynı torbanın içine tıkma anlamına geliyor. Bu yazının konusu olan gazeteler de “KCK operasyonu” adı altında gerçekleştirilen bu “genişletme” sürecinde fazla mesai yapmış görünüyorlar.
read more »
Posted in Kurdish Politics, Minority Rights, Politics, Politics of Language, Public Sphere, Structural Inequality, Turkish Politics |
2 Comments »
July 26, 2011
by Ayda Erbal

Ayda Erbal* – Özge İspir**
Diyarbakır Silvan’da 1 köyün yakılması ve 13 askerle 7 gerillanın[1] ölümüne sebep olan olayların ertesinde sosyal medyayı oldukça hareketlendiren bir haber geldi: İKSV’nin Caz Festivali kapsamında gerçekleşen “Suyun Kadınları” projesinde Türkiye’yi temsil eden Aynur Doğan üçüncü şarkıya geçtiği sırada seyircilerden birinin “Kürtçe bu” diye bağırmasından sonra yuhalanmış, pet şişe ve minder fırlatılarak sahneden indirilmişti.
Aynur’un sahneden indirilmesine neden olmuş grubun tamamının üçüncü şarkıya kadar niye beklemiş olduklarını bilemiyoruz ancak “Kürtçe bu!” nidasından duruma (dilin Kürtçe olduğuna) ancak üçüncü şarkıda uyanıldığını sanıyoruz. İKSV görevlileriyle yaptığımız yazışmadan da böyle bir izlenim edindik.
Geceye ilişkin ilk şaşırtıcı olan bu dilin Kürtçe olduğuna uyanma halidir: Sıkışıldığı zaman hemen “kardeşlik” söylemlerine başlanan ve kendisini bunca zamandır çoğunlukla umursamamış olsak da, keyfimiz istediği zaman kardeş olmaya zorlanmış bir halkın dilinin tanınmaması veya tesadüfen tanınması.
read more »
Posted in Freedom of Expression, Jazz, Kurdish History, Kurdish Music, Minority Rights, Music, Politics of Language, Public Sphere, Structural Inequality, Turkish History |
Leave a Comment »
June 7, 2011
by Burcu Gürsel

Mohammad Bazzi – Multitudes Coming Forth
Sırrı Süreyya Önder’in böylesine hassas bir zamanda üç ayrı özür ve düzeltmeyi birden konu alan bir yazı yazması anlamlı ve kuşkusuz kendi içerisinde değer taşıyan bir davranış. Ancak Ayda Erbal ve Erdem Özgül’ün yazdıkları eleştiriye cevaben yazdığı bölümdeki bir cümle beni özellikle düşündürdü, öyle ki “yanlış mı okudum acaba” kaygısıyla geriye dönüp tekrar okudum ve daha sonra beni rahatsız eden meselenin müteakip cümlelerde perçinlendiğini farkettim. Yazının bütünü burada bulunduğundan doğrudan konuya giriyorum. Önder, “Kürt Musa” hakkında daha önce çizdiği tablodaki bilgi eksikliğini sonradan düzeltmiş olduğuna dikkat çekerek, hem daha “özenli” bilgi aktarımından, hem de katliamlarda sorumluluk sahiplerinin “hafızamıza nakşedilmesi” gereğinden dem vuruyor.
Ancak şu cümle bana aynı derecede (hatta daha da) önemli sorgulamaların gerekliliğini hatirlattı: “Ermeni halkıyla yaptığım buluşmalarda bu konu üzerine düşüncelerimi de sorulmadan anlatmaktayım.” İster istemez bu bir cümleden iki ayrı çıkarımda birden bulunuyorum:
read more »
Posted in Armenian Politics, Individual freedoms, Intellectuals, Minority Rights, Politics, Politics of Language, Public Sphere, Turkish Politics |
1 Comment »