Archive for ‘Minority Rights’

February 27, 2013

Editörlere Mektup: Bir Beyaz Türk’ün “Ermeni Diasporası”yla İmtihanı

by BillyUrfe

Sırrı Sakık’ın geçtiğimiz ay gündemi ve kamuoyunu meşgul eden nevi şahsına münhasır özrünü takiben Azad Alik blog’unda yayımlanan “Özür Dilemek ‘Bildiğiniz Gibi Değil’” başlıklı yazı bu özrü ve genel olarak kamusal alanda dilenen benzer özürlerin nasılını nicesini mercek altına alıyordu. Aynı mecrada daha önce yayımlanmış olan ve Ermeniler, Kürtler, Aleviler gibi toplumsal grupların Türkiye’deki statüko ile çatışmasını insan hakları perspektifinden değerlendiren diğer eleştirel yazılar zaman içerisinde yakın tarihli kişisel bir özür deneyimimin hazırlayıcı altyapısını oluşturmuşken, bu son yazı yabana atılmayacak fikir ve önerileriyle bana bu deneyimimin sağlamasını yapma imkânı verdi.

Bu yazıda bu özrümün özünü teşkil eden kişisel bir hikâyeden, spesifik olarak Ermeni Diasporasından birisi ile birkaç yıl öncesine tarihlenen ilişkimden söz edeceğim ve biraz itiraflarda bulunacağım. İtiraf kültürü pek gelişmemiş ve itirafın bir acizlik göstergesi olarak algılandığı, güya kusur işlemeyenlerin ve özrü kabahatinden büyük olanların ülkesinde bu yazıyı yazmak başta beni düşündürse de sonra feminizmin o meşhur “Kişisel olan politiktir” düsturunu kerteriz alarak anlatmaya karar verdim. Kim bilir, belki bu öyküde kendinden de bir şeyler bulan okuyucular çıkar.

read more »

February 7, 2013

Kullanışlı Aleviler / Alevilik Üzerine Notlar Son

by AD

bilet

Hatır Kalsın, Yol Kalmasın

Alevilik, Azerbaycan, İran, Irak, Suriye, Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs, Romanya, Makedonya gibi çevre ülkelerdeki yerel unsurları, etkileşimleri ve Almanya, İngiltere, Fransa, ABD vb ülkelerdeki diasporasıyla ve de Türkiye’de milyonlarla ifade edilen Alevi nüfusu ile büyük bir sosyal ve ekonomik gücü ifade eder. Bunun yanı sıra Yunus Emre’den, Pir Sultan Abdal’a, Aşık Veysel’e birçok ozanları, özgün kültürüyle Türkiye’nin kültürel yapısını büyük oranda belirleyen bir geleneğe sahiptirler. Bu nedenle Alevi nfusu, kültürü, örgütleri Türkiye siyasetinin tam merkezinde yer almaktadır.

Alevilerin büyük çoğunluğu kendilerini yalnızca Alevi sıfatıyla tanımlamaktadırlar. Buna ragmen bir yanda Sünni Türk devlet öte yanda diğer siyasi hareketler kendi ajandaları ve ideolojilerine göre Alevileri üç tarz-ı siyasetin, üç farklı kimlik inşa sürecinin etkisi altına almaya çalışmaktadırlar.

read more »

February 1, 2013

Özür Dilemek “Bildiğiniz Gibi Değil”*

by Ayda Erbal

Ayda Erbal**

Türkiye’nin şimdiye kadar kendi odalarında kendi aralarında konuşup siyaset yapanları bir araya gelip birbirleri hakkında bunca yıldır biriktirip durdukları husumeti ortaya döktükçe kamusal alandaki “özür”ler de çoğaldı. Bir önceki cümlede özür kelimesinin tırnak içinde kullanmamın nedeni, şimdiye kadar, Türkiye’li aydınların Ermeniler’den dilediği “özür”, Başbakan Erdoğan’ın Dersimliler’den dilediği “özür”ü ve BDP Milletvekili Sırrı Sakık’ın bugünkü ve daha önceki “özür”leri dahil kamusal alandaki özürlerin hiçbirinin literatürde geçen özür kriterlerine uymaması. Hatta diyebiliriz ki son yıllarda kamusal alanda özürlerin neredeyse hepsinin ortak noktası, üzerine bir kez daha özür dilenmesi gereken metinler olmaları.

read more »

January 24, 2013

Samatya: “Münferit” mi “Muntazam” mı?

by Azad Alik

Foti Benlisoy*

Samatya’da son bir ay içerisinde bir dizi Ermeni kadının saldırılara maruz kalması bir tesadüf mü, tesadüf olabilir mi? Bunlar (devlet erkânının pek sevdiği tabirle) “münferit” hadiseler mi? Yaşanan saldırılar bir metropolde hayıflanarak da olsa “normal” saymamız gereken vaka-i adiyeden suç olayları mı?

Hikmet-i hükümetin yahut devletin kurucu rasyonelinin gayrimüslim topluluklara karşı işlenmiş büyük suçlara bulaşmış bulunduğu bir ülkede hayır. Bu ülkede bir Ermeniye karşı yapılan bu türden her saldırı, hiç değilse potansiyel olarak bu devlet aklına dayanır, ondan esin alır. Onun “milli” eğitimle, medyayla şuna bunla içselleştirilmiş, popüler kılınmış versiyonlarında moral dayanağını, ideolojik meşrulaştırılmasını bulur.

read more »

January 21, 2013

We Are All Oxymorons!

by Ayda Erbal

Seeing Hrant’s lifeless body on a very familiar sidewalk in Istanbul prompted nightmares that every member of the Armenian community in Turkey consciously or unconsciously suppresses for the sake of sanity. For we are the best pretenders in a sea of millions of other pretenders. What unites all of us as Turkish citizens, apart from language, culture, etc. is our pretending. If I may argue, the most revolutionary quote of Mr. Orhan Pamuk regarding the realities of Turkish society is, indeed, not the one that he uttered during his interview with the Swiss magazine Das Bild. As a matter of fact, one of his main protagonists in The Black Book confesses hopelessly: “Nobody can be himself in this country… In the country of the defeated and the sheepish, to exist means to be somebody else.”[1]

read more »

December 27, 2012

Mütemadi iç mihraklar / Alevilik Üzerine Notlar 2

by AD

“hatıraları bile kalmasın diye mezar taşlarının yazılarını dahi silmişti .“ (Yeritsyan)

Fotoğraf eleştirmeni Susan Sontag “kollektif hafıza denilen şey hatırlatıcı değil koşullandırıcı bir olgudur” (Sontag 2005) der. Bugün Türkiye’de Diyarbakır cezaevinin akibetinden, Madımak Oteline, geçmişin simgesel yüküyle yüklü bütün önemli gün, yer vb unsurlar bu kollektif hafızanın toplumu nasıl koşullandıracağı hesabı üzerinden düzenlenmeye çalışılmaktadır. Hitler sonrası Almanya’sına bakıldığında Nazizm bağlantılı, bina, sokak isimlerinin değiştirildiği, heykel, amblem, anıtların kaldırıldığını görürüz (ushmm 2012). Irçılıkla etkin ve aktif bir mücadele sürdürülmüş, toplama kampları korunmuş ve bu kamplara Nazizmin felaketini gözleriyle görmeleri için Alman halkının ziyareti sağlanmıştır. Öte yandan Türkiye’de 37 kişinin yakılarak öldürüldüğü Madımak otelinin alt katı, Alevi örgütlerinin tüm baskılarına rağmen, kebapçı dükkanı olarak 2009 Ekimine kadar faaliyetini sürdürmüştür.

read more »

December 16, 2012

Aleviler, Temsiliyet, Makbuliyet*: Alevilik üzerine notlar 1[1]

by AD

 

Yemenden öte bir yerde düldül hala savaştadır…

PKK ile Türkiye devleti arasında yapılan Oslo görüşmelerinde PKK’nin eylemsizlik kararının seçimlere kadar sürdürülmesini isteyen Mit Müşteşarı Hakan Fidan, “iktidarlar tüccarlar gibi kar zarar hesabı yaparlarsa burada dolar yerine oy sayısını koyarlar ortaya hangi hareketten ne kadar fazla oy gelir ona bakarlar bunun hesabını yaparlar.” diyordu (Fidan 2011). AKP’nin açılımlar dönemindeki bakış açısını anlatan bu ifadenin eksik parçası bu tüccarın bir yandan da uluslararası alanda iş çevirmeye çalışan iç ve dış siyasetin konularını birbirine ekleyip kendi anlayışına göre beraberce çözmeye çalışan bir kapasitesi oluşudur.

Osmanlı’dan bu yana Alevi toplumu bir azınlık konumunda bulunmuş ve ikisi de Sünni Müslüman Osmanlı ve Türkiye devletinin tehditi altında varlığını korumaya çalışmıştır.  Alevi açılımının bugün bir gereksinim olarak ortaya çıkmasına neden olan tarihsel süreç, Osmanlı’dan günümüze iktidardaki Sünni Müslüman kesimin kendi inancı dışındaki insanlarla bir arada eşit bir biçimde yaşamayı kabul etmemelerinden kaynaklanmaktadır (Toprak 2008), (Frekans Araştırma 2009).

read more »

December 13, 2012

“Bir “yalan politikasının hakikat rejimi” altında yaşıyoruz” – Ümit Kurt

by Azad Alik

Kanunların-RuhuABD’deki Clark Üniversitesi öğretim üyelerinden, Prof. Dr. Taner Akçam‘ın öğrencisi Ümit Kurt ile birlikte yazdığı kitap, ‘Kanunların Ruhu’ (Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek) adıyla İletişim Yayınları’ndan çıktı. Pek çok sarsıcı, bilinmeyeni ortaya çıkaran kitap üzerine, Sesonline Yayın Yönetmeni Yalçın Ergündoğan, sıcağı sıcağına Ümit Kurt‘la da konuştu. Söyleşiyi Sesonline’ın izniyle Azad Alik sayfalarına da taşıyoruz.
Yalçın Ergündoğan (Sesonline.net): Türkiye’de ilgili kamuoyu sizi yine İletişim Yayınları’ndan çıkan “Türk Yurdu’nda Milliyetçiliğin Esasları” adlı kitabınızla tanıyor. Resmi tarihin kalıplarının ve sınırlarının dışına çıkmaya çalışan genç bir tarih araştırmacısınız. Bize biraz kendinizi tanıtır mısınız? 
Ümit Kurt: – Ben 1984 Antep doğumluyum. Lisans öğrenimimi ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 2006 yılında yüksek lisans öğrenimimi ise 2007-2008 yılında Sabancı Üniversitesi Avrupa Çalışmaları bölümünden aldım. 2006-2007 yılları arasında İngiltere’nin Keele Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olarak bulundum. 2009’da “AKP Yeni Merkez Sağ mı?” başlıklı ilk kitap çalışmam DİPNOT yayınevinden yayımlandı.

read more »

December 4, 2012

Koyma Ötekilik, Oyma Ötekilik

by Burcu Gürsel

DSC_4050-MR-Braille

 

Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can Sağlık, Dünya Engelliler Günü’ne iki gün kala yayımladığı “Hem Topal Hem Sağır!” başlıklı yazısında bu kelimeleri adet olduğu üzere mecazi anlamlarıyla kullanmış. Burada meselemiz, siyaseten doğruluk adına bireylerin kimliklerine dair sayılabilecek bir takım özelliklerin mecaz hatta espri öğesi yapılmasını denetlemek değil. Asıl sorun, bir yazının nasıl olup tam da canevine koyduğu konunun fersah fersah uzağına düşebildiğidir. Zira Sağlık’ın ilk cümlesinde “Galiba mesele tam da bu…” diyerek ilan ettiği konu “ötekilik.”  Sağlık’ın yazısında geçen, İshak Alaton ve Hayrünnisa Gül’ün diyaloğundan çıkarılan hisse, Türkiye’de “öteki” olma hallerinin çeşitliliği: “Öteki olmak için sebep çok. İlla azınlık olmanız gerekmiyor. Azınlıksanız hepten yandınız. Ama çoğunluk olmak da otomatik olarak kurtarmıyor!  . . .  Alaton haklı: ‘Bu memlekette herkes öteki.’” Bunun acısının görece güç ve iktidar mevkilerine ulaşan bireyler tarafından dahi hissedildiğini vurgulayan Sağlık, grupların iletişim kurarak dayanışma yapmak yerine birbirlerine sırt çevirdiğinden dem vuruyor. 

read more »

November 30, 2012

“Yüz kızartıcı bir suç işleyen devlet yıllarca bizlerle alay etmiş” Taner Akçam

by Azad Alik

ABD’deki Clark Üniversitesi öğretim üyelerinden, Prof. Dr. Taner Akçam‘ın öğrencisi Ümit Kurt ile birlikte yazdığı kitap, ‘Kanunların Ruhu’(Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek) adıyla İletişim Yayınları’ndan çıktı. Pek çok sarsıcı, bilinmeyeni ortaya çıkaran kitap üzerine, Sesonline Yayın Yönetmeni Yalçın Ergündoğan, sıcağı sıcağınaTaner Akçam‘la konuştu. Söyleşiyi Sesonline’ın izniyle Azad Alik sayfalarına da taşıyoruz.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN SIRRI BU KANUNLARDA

» Yalçın Ergündoğan (Sesonline.net): ‘Kanunların Ruhu’ adlı yeni bir çalışman şu günlerde İletişim Yayınları’ndan çıktı. Şöyle bir göz atınca bile, kitapta gene pek çok bilinmeyenin gün ışığına çıkarıldığı anlaşılıyor. Bir de bu kez kitap, ortak bir çalışma. Kitabı bize biraz tanıtır mısın?

Taner Akçam: – “Kanunların Ruhu” adlı kitabı öğrencim Ümit Kurt ile birlikte yayınladık. Zaten onun, Emval–i Metrukeler ile ilgili var olan Kanun ve Kararnameleri bir araya toplaması, özetlemesi olmasaydı bu kitap çıkmazdı.Ümit, Antep üzerine çalışıyor. Cevabını aradığı sorulardan bir tanesi,

read more »