June 29, 2011
by Azad Alik

Gomidas Portresi Detay -Sarkis Muradyan
(Editör’ün notu: Anadolu’nun ilk klasik müzik bestecisi ve halk müziği derleyicisi Gomidas Vartabed hakkındaki ayrıntılı bilgiye ve eserlerinden bazılarının müzik dosyalarına http://www.komitas.am/eng/index_eng.php adresinden ulaşabilirsiniz. Gomidas Vartabed’in isminin iki yazılımı arasındaki fark Batı ve Doğu Ermenice seslendirme ve yazılım farkından kaynaklanmaktadır.)
Ragıp Zarakolu
Sevgili, saygıdeğer Patrik II. Mesrop, Ermeni halkının ikinci kez yaşadığı Bir Vartabed Gomidas olayı bence.
Her ikisi de, gerek Vartabed Gomidas, gerekse Mesrop Mutafyan iki korku ve dehşet döneminin kurbanı.
Onlar, kendi toplumlarının karşı karşıya bulunduğu tehditlerin bedelini kendi ruhları ile ödediler.
read more »
Posted in Armenian History, Armenian Music, Armenian Politics, History, Minority Rights, Music, Public Sphere, Religious Freedom, Turkish History, Turkish Music, Turkish Politics |
2 Comments »
June 24, 2011
by Azad Alik
Hamza Aktan
Kürt meselesinin diğer birçok veçhesinde olduğu gibi Hatip Dicle’nin milletvekilliğine yönelik Yüksek Seçim Kurulu’nun ret kararı da Türkiye’de Kürt meselesinde süregelen devletin yarattığı kendi değerler dizgesinin neticelerinden. Bu değerler dizgesi çok uzun yıllardır devam ettirildiği için de normal bir ülkede karşılaşılmayacak durumlar Türkiye’de sıradanlaşıp mümkün hale gelebiliyor. YSK’nın esasen önüne gelen dosyayı Türkiye’de verili hukuk çerçevesinde değerlendirip ‘kanuna’ uygun şekilde, oybirliğiyle onamasını bu derece kolaylaştıran da bu yapısal durumun kendisi.
YSK, Dicle’nin vekilliğini iptal kararını
read more »
Posted in Kurdish History, Kurdish Politics, Politics, Turkish History, Turkish Politics |
Leave a Comment »
June 17, 2011
by Ozge İspir

Devlet Nevruzu Kutladı
Özge İspir
Türkiye’de sadece görülmek istendiklerinde görülür olabilen hayaletler var. Bu hayaletler sadece görülür olmakla kalmıyorlar, onlarla ilgilenenler için bir vicdan aklama aracı olarak da kullanılıyorlar. Görülür olma sıklıkları ne kadar tehlike oluşturduklarıyla belirleniyor.[1] Bu hayaletler arasında en sık Kürtler vizöre giriyorlar. Çünkü Kürtler’in vizörden çıkma mevzusu diğerlerininki kadar kolay olmuyor. Çok daha kalabalıklar, dünya kamuoyunca meşrulaşmış silahlı örgütleri var, meclise milletvekili sokabiliyorlar ve hala büyük bir tehdit teşkil ediyorlar. Bu yüzden de çok daha görülür ve çok daha gündemdeler.
Kendilerini ve dertlerini göstermek için 90 yıldır, savaş dahil olmak üzere her yola başvuran bir halkın neden özellikle son 8-10 yıldır görülür bir mevzu olduğu, üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Bu 10 yılda ne yaşandı, nasıl bir toplumsal aydınlanma gerçekleşti ki görmezden gelinen kirli çocuklar birden bire arenalara salındılar ve onları görmeye karar veren kalemlerin duyarlılık malzemesi oldular? Cevap Türkiye’nin değişimiyse, neden bu değişimde içeriğe ilişkin bir ilerleme kaydedilmiyor, somut bir şey yapılmıyor ve bu mesele sadece bahsi geçen bir meseleden öteye gidemiyor? Kürtler’in siyasi talepleri, içeriği biraz değişmiş biçimde aynen devam ediyor. Değişen bir şey daha var. Artık hiç duyulmuyor değiller. Bahsediliyor ve duyuluyorlar. Fakat hala dinlenmiyorlar.
read more »
Posted in Kurdish History, Kurdish Politics, Politics, Structural Inequality, Turkish History, Turkish Politics |
30 Comments »
June 7, 2011
by Ayda Erbal

Yapısal Eşitsizlik
“Ne mutlu kahramana ihtiyacı olmayan ülkeye!”
Bertolt Brecht
Ayda Erbal[1] – Erdem Özgül[2]
Sırrı Süreyya Önder’in aslı şurada yayımlanmış yazımıza verdiği yanıt pek çok açıdan bir ilk olması ve niyetinin doğrultusunu göstermesi açısından oldukça önemlidir. Önder bunu yaparak bugün ve geçmişte bağımsız siyasete atılmış benzerlerinden de (bkz Burcu Gürsel’in yazısı), Ermenilerle ilgili yazdıklarına gelmiş gerek sözlü gerek yazılı son derece ağır eleştirileri ya eleştiri sahiplerini karalama yolunu seçerek ya da okurlarından bu eleştirileri köşe bucak kaçırarak, bu sayede kendi kariyerini ve egosunu yüzbinlerce insanın tarihinin ve adalet arayışının üzerinde tutma selahiyetini kendisinde bulmuş yazar, çizer ve “aydın”dan da farklı olduğunu göstermiştir. Bu insanların bir bölümünün Önder’in uzak ya da yakından arkadaşı olması da Önder’in onlardan olumlu yönde farklı olduğu gerçeğini değiştirmez.
Dolayısıyla Sırrı Süreyya Önder’in tutumu, konuştuğumuz konuların akıl almaz büyüklüğü ve zorluğu
read more »
Posted in Gender Politics, History, Individual freedoms, Intellectuals, Minority Rights, Politics, Public Sphere, Queer Politics, Structural Inequality, Turkish Politics |
1 Comment »
June 2, 2011
by Azad Alik

Hayderanlı Aşiretinin Reisi ve Hamidiye Alaylarının komutanı Kör Hüseyin Paşa
(Editör notu: Geçen hafta Azad Alik sayfalarında yayınladığımız ve epeyce bir okur tepkisine neden olmuş “Sorumluluk, “Kahramanlık” ve Sırrı Süreyya Önder” adlı yazıya gelen okur eleştirilerine ve Önder’in Seçim Notları başlığı altında yayınlamış olduğu özrüne ilişkin yanıtı bir kaç gün içinde yayınlayacağız. Bu tartışmalar esnasında Sait Çetinoğlu daha önce Köxüz Dergisi’nde ve Rızgari websitesinde yayınlanmış yazısını Azad Alik okurlarıyla paylaşmamıza izin verdi. Kendisine katkısıyla bizi zenginleştirip derinleştirdiği için teşekkür ediyor, müzakereci / katılımcı / eşitlikçi rejimlerin sadece seçime ve lidere endeksli dar hesaplar rejimleri olmadığını, hepimizin birer uzun mesafe koşucusu olması gerektiğini hatırlatarak makalesini bir kez de Azad Alik sayfalarında paylaşıyoruz.)
Sait Çetinoğlu
Geçenlerde Osmanlı Meclisi mebusan üyesi Vahan Papazyan’ın Anıları‘nı yayına hazırlarken anıların ekinde yer alan raporda zikredilen bazı Kürt egemenleri hakkında bilgi için nasname özgür bireyler topluluğundan Şükrü Gülmüş’ten bu kişilere dair biyografik bilgi istemiştim. Şükrü Gülmüş bir istek ve bir rapor adıyle Nasname özgür bireyler topluluğu sitesinde bu raporu yayınlaması üzerine okuyuculardan ilgilenenler doğal olarak yorumlarını bildirdiler. Bu yorumlardan biri özellikle yazının milliyetçi Kürt liderleri karaladığını ve bu çalışmaların ard niyet taşıdığı ve doğru olmadığı mealinde Kürt resmi tarih tezi oluşturmaya yönelik bir özleme yönelik bir düşünceyi ve tehlikeli bir yönelimi ifade etmekteydi. Oysa çok iyi bilinmektedir ki Soykırım aktörleri Kürt Hacı Musa, Cemile Çeto, Ashkar Sımko, Kör Hüseyin Paşa… gibilerin Kürt yurtseverliğiyle bir ilişkileri yoktur. Kemalist iktidar sırasında kendilerine gerek kalmadığını anlayan bu kişiler, Şeyh Said isyanından sonra bu isyana destek vermemelerine karşı sıranın kendilerine geldiğini anlamaları karşısında yeni bir güvenli liman aramalarıdır. Kemalist rejim kimseye minnet duygusu taşımaz.
read more »
Posted in Armenian History, Armenian Politics, Kurdish History, Kurdish Politics, Turkish History, Turkish Politics |
1 Comment »
June 1, 2011
by Azad Alik
What we need is justice, not compassion
Serhat Uyurkulak
I’m thankful that I haven’t witnessed as many deaths close by. But in most visits of condolence, I came across a similar scene. As the suffering had soared up to an almost tangible degree, someone would suddenly burst into tears and moan that they so wanted to bring the deceased back from the tomb to the extent of declaring a willingness to go into the grave instead. Under the gaze of the surprised family members, people would secretly ask each other who that person might be. And, often, it would turn out that the ‘grief-thief’ was someone who had pangs of conscience for they would feel indebted to the deceased in one way or the other. The strangest thing would be the family’s almost forgetting their own grief to make grief-thief feel better. The real torment would begin when it befell on them to console that person with ill conscience.
I do wish to be a person without a blemish on my conscience and life, and I try to do my best to live like one. Being persons with ‘clear consciences’ was an expression in the declaration of the ‘This Pain is Ours’ initiative that more frequently appeared on social and other media as April 24th drew near. The declaration claimed that what had been done to the Armenians who were
read more »
Posted in Armenian History, A_A in ENGLISH, History, Minority Rights, Politics, Public Sphere, Turkish History, Turkish Politics |
Leave a Comment »
May 31, 2011
by Azad Alik
Sırrı Süreyya ÖNDER
Alanlarda çalışırken hak ihlalleri bahsinde net bir tavrın içinde durmaya gayret ediyoruz.
Gelin görün ki bunu yaparken, kendimiz hiçbir mazeretle açıklanamayacak ihmaller ve özensizliklere düşüyoruz.
Böyle durumlarda yapılacak tek şey özür dilemek ve ders çıkarmaktır.
Bunu samimiyetle yapamayanlar “Bir hatayı büyütmek istiyorsanız onu savunun” sözündeki duruma düşerler.
Bu hataların birincisi, LGBT bireylerin durumuna dair seçim bildirgemizde yer alan yaklaşıma broşürümüzde yer vermemek şeklinde gelişti.
Bu hatanın nasıl bir trafik içerisinde vuku bulduğunu paylaşmak ve özür dilemek için LAMBDA Derneği’nde bir buluşma düzenledik.
Orada bütün açıklığıyla bunun hesabını verip özür diledim.
Çıkardığımız sonuç: Eşcinsellerin duyarlılıklarına, sorunlarına ve durumlarına daha yakın ve içeriden durmaya karar vermek şeklinde oldu.
Bu özürümün LGBT bireylerle sınırlı kalmaması için bunu kamoyuyla da paylaşmayı bir görev bildim. İkinci buluşma aralarında ağırlıklı olarak feministlerin bulunduğu kadınlarla oldu.
Böyle bir düşüncede olmamama rağmen, dilime sızan “Maço” kavramların kullanımından doğan sorunlar ve bunların vahameti dile getirildi.
read more »
Posted in Armenian History, Armenian Politics, Gender Politics, History, Intellectuals, Kurdish History, Kurdish Politics, Politics, Politics of Language, Public Sphere, Queer Politics, Turkish History, Turkish Politics |
5 Comments »
May 30, 2011
by Azad Alik

Gülsün Karamustafa
“When I was asked to do a piece on the topic of the hamam, I was very annoyed at first as it would have been the last thing that would interest me. As a citizen of Istanbul I had never been to a hamam and my family were not interested in hamams either. The hamam was completely historical for us, a place we were told stories about – but in a way we admired the architecture. City life and its conditions, what with modern apartments containing bathrooms, never raised a need for including the idea of the hamam into our lives.
Then I thought it would be interesting to share my ideas and feelings with the audience. Why I am only enchanted by the history related to hamams but how I do not like the way they exist today.
read more »
Posted in Arts, Conceptual Arts, Film, Middle East, Public Sphere, Turkish History, Visual Arts |
Leave a Comment »
May 30, 2011
by Talin Suciyan
Talin Suciyan
Geçtiğimiz Cumartesi günü, Stuttgart Üniversitesi’nde “1912 – 1922 : Ermeni, Süryani, Rum Soykırımı ve Türkiye’nin İnkâr Politikası” başlıklı bir panel ve ardından da tartışma olacaktı. Fakat üniversite yönetimi bu faaliyete ev sahipliği yapmaktan son anda vazgeçti. Gerekçe ise, “Berlin’den Türklerin protesto eylemleri ve üniversitenin taraftsız kalması gerektiği” oldu. Üniversitenin bu kararı üzerine, paneli düzenleyenler; Asuri – Süryani Demokratik Örgütü Orta Avrupa Bölümü, Avrupa’da Yaşayan Pontus Rumları Derneği ve Soykırımı Tanıma Grubu panelin yerini değiştirdi.
Panelde Dr. Tessa Hofmann’ın “Verfolgung, Vertreibung und Vernichtung der Christen im Osmanischen Reich 1912-1922” (1912 – 1922 Osmanlı İmparatorluğu’nda Hıristiyanların Maruz Kaldığı Zulüm, Yerinden Etme ve İmha) başlıklı kitap yazarın da katılımıyla tartışıldı. Panelin diğer katılımcıları ise, Asuri – Süryani Demokratik Organizasyonu’ndan Abdulmesih Barabraham, SPD’nin Baden Wüttemberg eyaletindeki yerel örgütlenmesinden Axel Zimmermann ve Soykırım Karşıtları
read more »
Posted in Armenian Politics, History, Minority Rights, Politics, Public Sphere, Turkish History, Turkish Politics |
Leave a Comment »
May 28, 2011
by Ayda Erbal
Sorumluluk, “Kahramanlık” ve Sırrı Süreyya Önder [1]
Ayda Erbal[2] – Erdem Özgül[3]
Ahmet İnsel’in 26 Nisan 2011 tarihli Radikal yazısının başlığı Katilden Milli Kahraman Olur Mu?[4] diye soruyordu. Taner Akçam’ın 1996 yılından bu yana yazdığı eserlerinden anladığımız kadarıyla katilden kahraman olması bir istisna değil hatta neredeyse eşyanın tabiatından olmuştur. İşin ilginç tarafı muktedirin bilinçaltı da her yerde benzer çalışır, katile direnişin sembolü[5] muktedirin elinde başka bir katledilmenin meşrulaştırılmasına bile malzeme olabilir. Amerikan SEAL kuvvetlerinin Osama Bin Ladin’i öldürdüklerini iddia ettikleri operasyonun adını Geronimo koymuş olmaları gibi… Beyaz adam dünya üzerinden kendisi gibi olmayanı yok etmekle yetinemeyip, tarihinin cinai sayfalarına yenilerini eklerken bilinçaltında hep en eski ve en büyük suçunu işler durur, inkar edilemeyecek olan bir yerden gelip muktediri bulur. Bunda belki de özellikle karşılaştırmalı dünya tarihi düşünüldüğünde pek de şaşıracak bir şey yoktur. Ancak bizi şaşırtan bu katillerden kahraman yaratma kervanına Sırrı Süreyya Önder’in de katılmış olmasıdır.
read more »
Posted in Armenian History, Armenian Politics, Gender Politics, History, Intellectuals, Kurdish History, Kurdish Politics, Politics, Public Sphere, Turkish History, Turkish Politics |
6 Comments »