Archive for May 9th, 2011

May 9, 2011

A New Study from the Gomidas Institute: “Talaat Pasha’s Report on the Armenian Genocide, 1917”

by Azad Alik


In 2008 Murat Bardakci, the Turkish journalist and historian, published a facsimile of a report on Ottoman Armenians from Talaat Pasha’s private archives. The report had been given to Bardakci by Talaat’s widow in 1982. In his own presentation of the untitled and undated report, Bardakci acknowledged that the materials he was presenting were open to interpretation. He called the report “A General Account of the Armenian Population after the Population Transfer [Tehcir] (possibly 1915-1916).”[1] Bardakci’s work was somewhat derided by Turkish nationalist historians and generally ignored by others.[2]

A more recent study re-examined Talaat’s report using Ottoman records for a completely different interpretation. The new study identified sufficient evidence that Talaat’s report was based on a special survey he had ordered in February 1917 and it produced some of the reports that appear to have been produced after the survey was ordered. These reports, from the Turkish archives, showed identical or near identical statistics to Talaat’s report.

read more »

May 9, 2011

Şehmus Diken’in yeni kitabı: Gittiler İşte

by Azad Alik

Gazeteci yazar, halen Diyarbakır Belediyesi Başkan Danışmanlığı görevini yürüten Şehmus Diken’in, denemeleri  Gittiler İşte başlığıyla  Aras Yayıncılık’tan çıktı.

İstanbul’a tedavi için gitmeden önce, kilisenin avlusundaki müştemilat bölümünde bir başına ve yapayalnız anılarıyla yaşayan son Ermeni Anto Dayı ipten kuşağıyla beline bağlı şalvarının cebinde taşırdı damı çökmüş kilisenin kapısının Miteloğlu anahtarından kilidini. Bir ritüel gibiydi kapının kilidini açışı. Gidip gelen hafızasıyla sürekli yinelerdi: “Gittiler işte, hepsi gitti, bir tek ben kaldım geriye. Sahibi de, bekçisi de benim bu kilisenin.” (Gittiler İşte, s. 34)

May 9, 2011

Yokluk üzerinden görünür olmak: Türkiye’de başörtülü kadınlar

by ozge genc

Laiklik ve dindarlık ekseni Türkiye siyasetini ve toplumunu anlamayı mümkün kılan en temel bakış açısı olarak yerleşti. Laiklik ve dindarlık üzerinden kurulan ikili karşıtlık, siyasi ve toplumsal resmin tamamını anlamayı mümkün kılmasa da pek çok akademisyen, kanaat önderi ve siyasi aktörün sürdürdüğü ve bu yolla her defasında yeniden yapılandırdığı bir araç haline geldi. Ancak bir aradayken var olabilen ve birbirini karşılıklı olarak yapılandıran bu iki pozisyon Türkiye’de siyaseti çıkmaza sokmakla kalmıyor; demokratikleşmenin önünde önemli bir engel teşkil ediyor ve toplum içerisinde uzlaşılması çok zor ayrılıklara yol açıyor. 

read more »

May 9, 2011

Yıldırım Türker: Asker Sevag’a ne oldu?

by Azad Alik

Bir gencin daha ölüsü geldi asker ocağından. Ve biz onun da ölümünün ardındaki gerçekler üstüne hiçbir zaman aydınlatılmayacağız.
Sevag Balıkçı’nın bir kaza sonucu, üstelik yakın arkadaşı tarafından vurulmuş olduğu bilgisiyle yetinmek zorundayız.
Aksi, TSK’nın geleneğinde yok. TSK, halka malumat değil, talimat verir. Biliriz.
Bir Ermeni gencin, 24 Nisan günü kaza sonucu hayatını kaybettiği hikâyesi, resmi devlet ideolojisinin 24 Nisan 1915’te başlatılmış olan Ermeni soykırımı hakkındaki gözükara inkâr politikasını unutarak inanabileceğimiz bir şey değil elbet.

Devamı için bkz: http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1048713&Yazar=YILDIRIM+T%DCRKER&Date=09.05.2011&CategoryID=97

%d bloggers like this: