Archive for May 20th, 2011

May 20, 2011

Bir 19 Mayıs Hatırası

by elif gül tirben

“Zamanın yüzeyde bıraktığı izleri kapatan duvar kağıdı, bir yandan da çevresindeki yaşam izlerini açık etmeye başladı. Kapatma açmaya, açma kapatmaya dönüştü. Bu katmanın üzerinde anlattığım resimli hikayelerde kullandığım, çoğunlukla doğal, geçici malzemeler zamanın kayganlığını daha çok hissettirir oldu. Kollektif  belleğe ait imgeleri, belleğimin yanılttığı ve yanıltmadığı kadarıyla  yüzeye çıkartmaya çalıştım. Bu hikayeler Apel 5/2’ nin duvarlarındaki izlerle örtüşerek, örterek, kesişerek yeni bir izlek oluşturdu.” (Bahadır Yıldız, 2008)

Bahadır Yıldız,   2008 yılında gerçekleştirdiği “Son Katman” adlı kişisel sergisinde, daha önceki çalışmalarında da olduğu gibi, gündelik hayatta çoğunlukla dönüp yüzüne bakmadığımız “adi malzemeleri”, kendi imgeleminden süzülen sıradışı anlatılara dönüştürüyor. İstenmeyeni örtmek için kullanılan duvar kağıdı, iktidarın fiziksel, ruhsal ve zihinsel olarak hizaya soktuklarını, hizaya sokulanların ne hale geldiğini, biçimde kimi zaman çok renkli, kimi zaman birkaç rengin etkisinde, ama her zaman detaylarda gizli, ürpertici bir tekinsizlikle açığa çıkarıyor.

Zihnin yüzeye vurduğu, kolektif  hafızamızda yer

read more »

May 20, 2011

Arat Dink: Tarih hesabını tutuyor

by Azad Alik

ARAT DİNK

Aret Gıcır'ın bu karikatürü 14.01.2011 tarihli AGOS Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

TARAF – Yaşanan her acı hatıranın sebepleri üzerine elbette naif açıklamalar üretilebilir. Bu naif açıklamalara öncelikli olarak gönül indirilmesi üzerine de söylenecek söz vardır kuşkusuz; ancak bu yazının konusu değil. Konumuz babamın valilikte tehdit edildiği görüşme. Bu görüşmenin tehdit içermediği gibi naif bir ihtimalden söz edilebildiğine göre bu ihtimali irdelemek de bize düşsün.

Bu ihtimale göre; bir gün bir Ermeni gazeteci, yazdığı bir haberle ilgili vali yardımcısı tarafından valiliğe görüşmeye çağırılabilir. Gelirken haberle ilgili elindeki bilgi ve belgeleri getirmesi de istenebilir. Bu durum pekâlâ vali yardımcısının entelektüel ilgisinden kaynaklanıyor da olabilir. Gittiğinde vali yardımcısının odasında, iki kişiyle birlikte oturuyor olduğunu görebilir. Vali yardımcısı bu iki kişinin yakınları olduğunu, görüşmede bulunmalarında bir engel olup olmadığını sorabilir. Gazeteci elbette bir mahsuru olmadığını söyler. Bir vali yardımcısının yakınlarının ne mahsuru olabilir?

Bu görüşmede yazdığı yazıların kendisi ve tüm Ermeniler için bir takım olumsuzluklara sebep olabileceği ihtimalinden söz edilebilir. “Aman yanlış anlamayınız, hani biz sizi biliyoruz, Ermenileri de severiz, hatta bizim bir Ermeni komşumuz vardı…” falanla da bu kaka düşüncelere kesinlikle kendileri tarafından sahip olunmadığı, ama TOPLUM’da da bu tür şeylerin maalesef olabileceği hatırlatılır. (anlaşılan o ki bu TOPLUM da Agos’un sürekli okurudur.)

read more »

%d bloggers like this: