June 7, 2011
by Ayda Erbal

Yapısal Eşitsizlik
“Ne mutlu kahramana ihtiyacı olmayan ülkeye!”
Bertolt Brecht
Ayda Erbal[1] – Erdem Özgül[2]
Sırrı Süreyya Önder’in aslı şurada yayımlanmış yazımıza verdiği yanıt pek çok açıdan bir ilk olması ve niyetinin doğrultusunu göstermesi açısından oldukça önemlidir. Önder bunu yaparak bugün ve geçmişte bağımsız siyasete atılmış benzerlerinden de (bkz Burcu Gürsel’in yazısı), Ermenilerle ilgili yazdıklarına gelmiş gerek sözlü gerek yazılı son derece ağır eleştirileri ya eleştiri sahiplerini karalama yolunu seçerek ya da okurlarından bu eleştirileri köşe bucak kaçırarak, bu sayede kendi kariyerini ve egosunu yüzbinlerce insanın tarihinin ve adalet arayışının üzerinde tutma selahiyetini kendisinde bulmuş yazar, çizer ve “aydın”dan da farklı olduğunu göstermiştir. Bu insanların bir bölümünün Önder’in uzak ya da yakından arkadaşı olması da Önder’in onlardan olumlu yönde farklı olduğu gerçeğini değiştirmez.
Dolayısıyla Sırrı Süreyya Önder’in tutumu, konuştuğumuz konuların akıl almaz büyüklüğü ve zorluğu
read more »
Posted in Gender Politics, History, Individual freedoms, Intellectuals, Minority Rights, Politics, Public Sphere, Queer Politics, Structural Inequality, Turkish Politics |
1 Comment »
June 7, 2011
by Burcu Gürsel

Mohammad Bazzi – Multitudes Coming Forth
Sırrı Süreyya Önder’in böylesine hassas bir zamanda üç ayrı özür ve düzeltmeyi birden konu alan bir yazı yazması anlamlı ve kuşkusuz kendi içerisinde değer taşıyan bir davranış. Ancak Ayda Erbal ve Erdem Özgül’ün yazdıkları eleştiriye cevaben yazdığı bölümdeki bir cümle beni özellikle düşündürdü, öyle ki “yanlış mı okudum acaba” kaygısıyla geriye dönüp tekrar okudum ve daha sonra beni rahatsız eden meselenin müteakip cümlelerde perçinlendiğini farkettim. Yazının bütünü burada bulunduğundan doğrudan konuya giriyorum. Önder, “Kürt Musa” hakkında daha önce çizdiği tablodaki bilgi eksikliğini sonradan düzeltmiş olduğuna dikkat çekerek, hem daha “özenli” bilgi aktarımından, hem de katliamlarda sorumluluk sahiplerinin “hafızamıza nakşedilmesi” gereğinden dem vuruyor.
Ancak şu cümle bana aynı derecede (hatta daha da) önemli sorgulamaların gerekliliğini hatirlattı: “Ermeni halkıyla yaptığım buluşmalarda bu konu üzerine düşüncelerimi de sorulmadan anlatmaktayım.” İster istemez bu bir cümleden iki ayrı çıkarımda birden bulunuyorum:
read more »
Posted in Armenian Politics, Individual freedoms, Intellectuals, Minority Rights, Politics, Politics of Language, Public Sphere, Turkish Politics |
1 Comment »
June 7, 2011
by Azad Alik
Açık Masa
Açık tavırla kendini ortaya koyar.
Paylaşmayı
Sürekli ertelenen bir araya gelme
düşüncelerine
heyecanlarına yer açmayı
ve
en önemlisi
sırça köşklerden çıkarak
çekinmeden,
utanmadan,
samimi
konuşmayı önermektedir
Bir yerde
Bir zamanda açılan
kapanan
ve
başka yerlere başka
zamanlara taşınan bir masayla
kendi yolunu açar
çizer.
Manifesto / Mürüvvet Türkyılmaz
Açık Masa, sanatçı Mürüvvet Türkyılmaz tarafından 2000 yılında oluşturulan bir tartışma ve paylaşım zemini. Bir süredir faaliyetine ara veren, ancak sosyal medya olanaklarının da kazandırdığı ivmeyle
read more »
Posted in Arts, Performing Arts, Public Sphere, Visual Arts |
Leave a Comment »
June 2, 2011
by Azad Alik

Hayderanlı Aşiretinin Reisi ve Hamidiye Alaylarının komutanı Kör Hüseyin Paşa
(Editör notu: Geçen hafta Azad Alik sayfalarında yayınladığımız ve epeyce bir okur tepkisine neden olmuş “Sorumluluk, “Kahramanlık” ve Sırrı Süreyya Önder” adlı yazıya gelen okur eleştirilerine ve Önder’in Seçim Notları başlığı altında yayınlamış olduğu özrüne ilişkin yanıtı bir kaç gün içinde yayınlayacağız. Bu tartışmalar esnasında Sait Çetinoğlu daha önce Köxüz Dergisi’nde ve Rızgari websitesinde yayınlanmış yazısını Azad Alik okurlarıyla paylaşmamıza izin verdi. Kendisine katkısıyla bizi zenginleştirip derinleştirdiği için teşekkür ediyor, müzakereci / katılımcı / eşitlikçi rejimlerin sadece seçime ve lidere endeksli dar hesaplar rejimleri olmadığını, hepimizin birer uzun mesafe koşucusu olması gerektiğini hatırlatarak makalesini bir kez de Azad Alik sayfalarında paylaşıyoruz.)
Sait Çetinoğlu
Geçenlerde Osmanlı Meclisi mebusan üyesi Vahan Papazyan’ın Anıları‘nı yayına hazırlarken anıların ekinde yer alan raporda zikredilen bazı Kürt egemenleri hakkında bilgi için nasname özgür bireyler topluluğundan Şükrü Gülmüş’ten bu kişilere dair biyografik bilgi istemiştim. Şükrü Gülmüş bir istek ve bir rapor adıyle Nasname özgür bireyler topluluğu sitesinde bu raporu yayınlaması üzerine okuyuculardan ilgilenenler doğal olarak yorumlarını bildirdiler. Bu yorumlardan biri özellikle yazının milliyetçi Kürt liderleri karaladığını ve bu çalışmaların ard niyet taşıdığı ve doğru olmadığı mealinde Kürt resmi tarih tezi oluşturmaya yönelik bir özleme yönelik bir düşünceyi ve tehlikeli bir yönelimi ifade etmekteydi. Oysa çok iyi bilinmektedir ki Soykırım aktörleri Kürt Hacı Musa, Cemile Çeto, Ashkar Sımko, Kör Hüseyin Paşa… gibilerin Kürt yurtseverliğiyle bir ilişkileri yoktur. Kemalist iktidar sırasında kendilerine gerek kalmadığını anlayan bu kişiler, Şeyh Said isyanından sonra bu isyana destek vermemelerine karşı sıranın kendilerine geldiğini anlamaları karşısında yeni bir güvenli liman aramalarıdır. Kemalist rejim kimseye minnet duygusu taşımaz.
read more »
Posted in Armenian History, Armenian Politics, Kurdish History, Kurdish Politics, Turkish History, Turkish Politics |
1 Comment »
June 1, 2011
by Azad Alik
What we need is justice, not compassion
Serhat Uyurkulak
I’m thankful that I haven’t witnessed as many deaths close by. But in most visits of condolence, I came across a similar scene. As the suffering had soared up to an almost tangible degree, someone would suddenly burst into tears and moan that they so wanted to bring the deceased back from the tomb to the extent of declaring a willingness to go into the grave instead. Under the gaze of the surprised family members, people would secretly ask each other who that person might be. And, often, it would turn out that the ‘grief-thief’ was someone who had pangs of conscience for they would feel indebted to the deceased in one way or the other. The strangest thing would be the family’s almost forgetting their own grief to make grief-thief feel better. The real torment would begin when it befell on them to console that person with ill conscience.
I do wish to be a person without a blemish on my conscience and life, and I try to do my best to live like one. Being persons with ‘clear consciences’ was an expression in the declaration of the ‘This Pain is Ours’ initiative that more frequently appeared on social and other media as April 24th drew near. The declaration claimed that what had been done to the Armenians who were
read more »
Posted in Armenian History, A_A in ENGLISH, History, Minority Rights, Politics, Public Sphere, Turkish History, Turkish Politics |
Leave a Comment »
June 1, 2011
by Azad Alik
Edik Baghdasaryan
HETQ – During a recent trip to Istanbul, I was constantly taking notes of the people I met along the way.These were Armenians, both locals and those from Armenia, Kurds, Turks… Here’s a sample few:
Hovik Shahinyan – 13 years-old
Eliza – Hovik’s aunt
Zhanna – Hovik’s sister; 15 years-old
Hakob – Hovik’s father, who is physically disabled and can hardly move around
Most Armenians from the RA are located in Istanbul. It’s easier to find work here than in other Turkish cities. Then again, you have the local “Bolsahay” community with its churches, schools and other institutions.
I assume it creates a security blanket of sorts.
While the exact number of Armenians from Armenia now residing in Turkey is unknown, rest assured that the Turkish security agencies know where each lives.
Arayik, whose been living in Istanbul for the past 13 years told me, “They can round us up at any time. Arayik has had his share of run-ins with the cops. Each month he returns to Moscow in order not to violate his visa requirements. The next day he returns to Turkey.
Many follow Arayik’s example. Others make the trip to Georgia. Most return the following day.
For more see: http://hetq.am/eng/articles/1668/
Posted in Armenian Politics, A_A in ENGLISH, Politics, Public Sphere, Turkish Politics |
Leave a Comment »