Posts tagged ‘Ethos’

November 26, 2020

Çoooook Çokkkk “BAŞKA”dır

by Azad Alik

Editörlerin Notu: Azad Alik’te Eylül ayında başladığımız Ermeni Kimliği serisine ileriki günlerde dönebilmeyi umuyoruz. Berkun Oya’nın Netflix için yazıp yönettiği Bir Başkadır dizisini, dizinin Kürt ve Türk karakterlere bindirdiği siyasi pozisyonların bir eleştirisi olan ve çeşitli ırkçılık türleri hakkında düşünmeye davet eden aşağıdaki yazıyı dikkatinize sunuyoruz. Müstear isimle yayın yapmak tercih ettiğimiz bir durum olmasa da, yazının sahibinin 2021’e girmek üzere olduğumuz şu günlerde dahi çalıştığı endüstride etnik kimliği nedeniyle gelir kaybına uğrayacak şekilde ayrımcılığa maruz kalması nedeniyle okurlarımızdan anlayış bekliyoruz.

Antonio Megri

Berkun Oya’nın Netflix için yazıp yönettiği Bir Başkadır dizisinin derdinin ne kadar muhafazakarlık olduğu tartışılır. Yine de bu dizi üzerinden, doğrudan dizi ile ilgili olmasa da muhafazakarlık için bir alan belirlemek ve tanımlamak, diziyi tartışma noktasında elimizi rahatlatabilir. Zira günlerdir dizi üzerinden koparılan kıyametin önemli bir bölümü, yanlış bir biçimde, İslami muhafazakarlık ile ilgili. Konuşulması gereken bir muhafazakarlık var ama nasıl ve hangi muhafazakarlık? Tartışmaya buradan başlamak, kavramsal basitlikle malul (ve mamûl) Türk fikir dünyasını anlayabilmek için de zaruri gibi görünüyor. “Bir kavme olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin” buyruğuna sıkı sıkı bağlı (ateist) bir Kürt gözü ile Türk muhafazakârlığı üzerine birkaç tespitle konuya girmek, tartışmaya dahil olduğum noktayı anlamak açısından gerekli ve aynı ölçüde faydalı olacak. Dizinin konusu her ne kadar muhafazakarlık değilse de tartışma kimliklerle ilgili olduğu ve kimlikler de Türk ve seküler olanın egemenlik alanı içerisinde kurulmuş bir hiyerarşiye göre tanımlandıkları için kimlik çatışmaları ve bu çatışmaların zorunladığı muhafazakarlaşma tartışmanın her anında açık ya da örtük biçimde tartışmamıza eşlik edecektir.

KİMLİK VE MUHAFAZAKARLIK


Muhafazakarlığa şöyle bir tanım getirirsem sanırım çok fazla itirazla karşılaşmam. Bu elbette muhafazakarlığın bütünsel bir tanımlaması olmayacaktır ama hareket noktası sağlaması açısından yeterli olacağına inanıyorum: İlk karşılaşma anında yaşanan gerilim ve kendi bütünlüğünü korumak adına verilen negatif tepkiler bütünü.  Karşılaşma anında verilen tepkilerin negatif tepkiler olması şart mı? Kimliklerin biri üstten belirleyense evet. Eşit bir ilişkinin koşulunun görmek, tanımlamak ve kabullenmek olduğunu söyleyebiliriz. Görmeden kabullenmeye uzanan tüm sürecin çatışmasız bir süreç olduğunu söylemek değildir bu. Böyle bir karşılaşmayı reddeden bir egemen kimliğe dair tepkiler negatif olur ve böyle de olmak zorundadır.   Görmek istemeyince anlama ve kabullenmenin şartları da oluşmuyor. Bu tanımın ışığında Türkiye’deki sosyal yarılmayı anlayabilmek için, karşı karşıya gelen eşitsiz kimliklerin karşılaşma anlarını iyi analiz etmek gerekir. 

read more »
%d bloggers like this: