Archive for ‘Intellectuals’

June 7, 2011

Cümlenin Ahı: Sırrı Süreyya Önder’in Seçim Notları Üzerine Bazı Notlar

by Burcu Gürsel

Mohammad Bazzi – Multitudes Coming Forth

 

Sırrı Süreyya Önder’in böylesine hassas bir zamanda üç ayrı özür ve düzeltmeyi birden konu alan bir yazı yazması anlamlı ve kuşkusuz kendi içerisinde değer taşıyan bir davranış. Ancak Ayda Erbal ve Erdem Özgül’ün yazdıkları eleştiriye cevaben yazdığı bölümdeki bir cümle beni özellikle düşündürdü, öyle ki “yanlış mı okudum acaba” kaygısıyla geriye dönüp tekrar okudum ve daha sonra beni rahatsız eden meselenin müteakip cümlelerde perçinlendiğini farkettim.  Yazının bütünü burada bulunduğundan  doğrudan konuya giriyorum. Önder,  “Kürt Musa” hakkında daha önce çizdiği tablodaki bilgi eksikliğini sonradan düzeltmiş olduğuna dikkat çekerek, hem daha “özenli” bilgi aktarımından, hem de katliamlarda sorumluluk sahiplerinin “hafızamıza nakşedilmesi” gereğinden dem vuruyor.

Ancak şu cümle bana aynı derecede (hatta daha da) önemli sorgulamaların gerekliliğini hatirlattı: “Ermeni halkıyla yaptığım buluşmalarda bu konu üzerine düşüncelerimi de sorulmadan anlatmaktayım.”  İster istemez bu bir cümleden iki ayrı çıkarımda birden bulunuyorum:

read more »

May 31, 2011

Seçim notları

by Azad Alik

Sırrı Süreyya ÖNDER
Alanlarda çalışırken hak ihlalleri bahsinde net bir tavrın içinde durmaya gayret ediyoruz.

Gelin görün ki bunu yaparken, kendimiz hiçbir mazeretle açıklanamayacak ihmaller ve özensizliklere düşüyoruz.

Böyle durumlarda yapılacak tek şey özür dilemek ve ders çıkarmaktır.

Bunu samimiyetle yapamayanlar “Bir hatayı büyütmek istiyorsanız onu savunun” sözündeki duruma düşerler.

Bu hataların birincisi, LGBT bireylerin durumuna dair seçim bildirgemizde yer alan yaklaşıma broşürümüzde yer vermemek şeklinde gelişti.

Bu hatanın nasıl bir trafik içerisinde vuku bulduğunu paylaşmak ve özür dilemek için LAMBDA Derneği’nde bir buluşma düzenledik.

Orada bütün açıklığıyla bunun hesabını verip özür diledim.

Çıkardığımız sonuç: Eşcinsellerin duyarlılıklarına, sorunlarına ve durumlarına daha yakın ve içeriden durmaya karar vermek şeklinde oldu.

Bu özürümün LGBT bireylerle sınırlı kalmaması için bunu kamoyuyla da paylaşmayı bir görev bildim. İkinci buluşma aralarında ağırlıklı olarak feministlerin bulunduğu kadınlarla oldu.

Böyle bir düşüncede olmamama rağmen, dilime sızan “Maço” kavramların kullanımından doğan sorunlar ve bunların vahameti dile getirildi.

read more »

May 28, 2011

Sorumluluk, “Kahramanlık” ve Sırrı Süreyya Önder

by Ayda Erbal

Sorumluluk, “Kahramanlık” ve Sırrı Süreyya Önder    [1]

Ayda Erbal[2]Erdem Özgül[3]

Ahmet İnsel’in 26 Nisan 2011 tarihli Radikal yazısının başlığı Katilden Milli Kahraman Olur Mu?[4] diye soruyordu. Taner Akçam’ın 1996 yılından bu yana yazdığı eserlerinden anladığımız kadarıyla katilden kahraman olması bir istisna değil hatta neredeyse eşyanın tabiatından olmuştur. İşin ilginç tarafı muktedirin bilinçaltı da her yerde benzer çalışır, katile direnişin sembolü[5] muktedirin elinde başka bir katledilmenin meşrulaştırılmasına bile malzeme olabilir. Amerikan SEAL kuvvetlerinin Osama Bin Ladin’i öldürdüklerini iddia ettikleri operasyonun adını Geronimo koymuş olmaları gibi… Beyaz adam dünya üzerinden kendisi gibi olmayanı yok etmekle yetinemeyip, tarihinin cinai sayfalarına yenilerini eklerken bilinçaltında hep en eski ve en büyük suçunu işler durur, inkar edilemeyecek olan bir yerden gelip muktediri bulur. Bunda belki de özellikle karşılaştırmalı dünya tarihi düşünüldüğünde pek de şaşıracak bir şey yoktur. Ancak bizi şaşırtan bu katillerden kahraman yaratma kervanına Sırrı Süreyya Önder’in de katılmış olmasıdır. 

read more »

May 13, 2011

Critical Interventions: Kurdish Intellectuals Confronting the Armenian Genocide

by Azad Alik

Bilgin Ayata

The Armenian Weekly
April 2009 Magazine

In my contribution to last year’s special issue, I had argued that an intensified Armenian-Kurdish dialogue carries the promising potential to become an alternative approach to the ongoing Armenian-Turkish discourse on reconciliation, which has traversed dialogue into a form of domination and containment. [1] I also argued that the compartmentalization of the Armenian and Kurdish issues into separate discussions represents a continuation of a divide-and-rule mentality that only serves the interests of the Turkish state and weakens the position of Armenian and Kurdish intellectuals in these isolated debates. In order to overcome this compartmentalization, I called for an intensified Armenian-Kurdish dialogue, and the cultivation of an empowering alliance to confront the atrocities of the past and engage with them as a challenge of and for the present.  One year after that last issue, I believe that such an Armenian-Kurdish dialogue is ever more important, especially in light of the following three developments: At the intergovernmental level, the diplomatic traffic regarding Armenian-Turkish relations has intensified with the election of President Obama who had pledged during his campaign to address the Armenian Genocide as a genocide.

read more »